Mücrimleri, Rabb'lerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabb'imiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi dünyaya geri gönder de salihatı[1] yapalım. Biz, artık kesin bir şekilde iman ettik." derlerken bir görsen!
وَلَوْ
ve eğer
تَرَىٰٓ
bir görsen
إِذِ
(demekte) iken
ٱلْمُجْرِمُونَ
suçluları
نَاكِسُوا۟
öne eğmiş
رُءُوسِهِمْ
başlarını
عِندَ
huzurunda
رَبِّهِمْ
Rablerinin
رَبَّنَآ
Rabbimiz
أَبْصَرْنَا
gördük
وَسَمِعْنَا
ve işittik
فَٱرْجِعْنَا
bizi geri döndür
نَعْمَلْ
yapalım
صَـٰلِحًا
iyi iş
إِنَّا
artık biz
مُوقِنُونَ
kesin olarak inandık
Ve lev tera izil mucrimune nakısu ruusihim inde rabbihim, rabbena ebsarna ve semi'na ferci'na na'mel salihan inna mukinun.
Bkz. 28:67. ayetin 2. dipnotu.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
velev
|
ve eğer | - |
| 2 |
tera
|
bir görsen | راي |
| 3 |
izi
|
(demekte) iken | - |
| 4 |
l-mucrimune
|
suçluları | جرم |
| 5 |
nakisu
|
öne eğmiş | نكس |
| 6 |
ru'usihim
|
başlarını | راس |
| 7 |
inde
|
huzurunda | عند |
| 8 |
rabbihim
|
Rablerinin | ربب |
| 9 |
rabbena
|
Rabbimiz | ربب |
| 10 |
ebsarna
|
gördük | بصر |
| 11 |
ve semia'na
|
ve işittik | سمع |
| 12 |
fercia'na
|
bizi geri döndür | رجع |
| 13 |
nea'mel
|
yapalım | عمل |
| 14 |
salihen
|
iyi iş | صلح |
| 15 |
inna
|
artık biz | - |
| 16 |
mukinune
|
kesin olarak inandık | يقن |