Sizden fazilet[1] ve varlık sahibi olanlar, yakınlarına, miskinlere, Allah yolunda hicret edenlere yardım etmeme konusunda yemin etmesinler. Ve artık bağışlayıp hoş görsünler. Allah'ın sizi bağışlamasından mutlu olmaz mısınız? Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
وَلَا
ve
يَأْتَلِ
yemin etmesinler
أُو۟لُوا۟
sahipleri
ٱلْفَضْلِ
fazilet
مِنكُمْ
sizden
وَٱلسَّعَةِ
ve servet
أَن
يُؤْتُوٓا۟
(bir şey) vermemeğe
أُو۟لِى
sahipleri (akrabalara)
ٱلْقُرْبَىٰ
yakınlık (akrabalara)
وَٱلْمَسَـٰكِينَ
ve yoksullara
وَٱلْمُهَـٰجِرِينَ
ve hicret edenlere
فِى
سَبِيلِ
yolunda
ٱللَّهِ ۖ
Allah
وَلْيَعْفُوا۟
ve affetsinler
وَلْيَصْفَحُوٓا۟ ۗ
ve hoşgörsünler
أَلَا
تُحِبُّونَ
sevmez misiniz?
أَن
يَغْفِرَ
bağışlamasını
ٱللَّهُ
Allah'ın
لَكُمْ ۗ
sizi
وَٱللَّهُ
ve Allah
غَفُورٌ
bağışlayandır
رَّحِيمٌ
esirgeyendir
Ve la ye'teli ulul fadlı minkum ves seati en yu'tu ulil kurba vel mesakine vel muhacirine fi sebilillah, vel ya'fu vel yasfehu, e la tuhıbbune en yagfirallahu lekum, vallahu gafurun rahim.
Üstünlük, lütuf, ihsan, ikram, cömertlik, hayır, iyilik.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve la
|
ve | - |
| 2 |
ye'teli
|
yemin etmesinler | الو |
| 3 |
ulu
|
sahipleri | اول |
| 4 |
l-fedli
|
fazilet | فضل |
| 5 |
minkum
|
sizden | - |
| 6 |
ve sseati
|
ve servet | وسع |
| 7 |
en
|
- | |
| 8 |
yu'tu
|
(bir şey) vermemeğe | اتي |
| 9 |
uli
|
sahipleri (akrabalara) | اول |
| 10 |
l-kurba
|
yakınlık (akrabalara) | قرب |
| 11 |
velmesakine
|
ve yoksullara | سكن |
| 12 |
velmuhacirine
|
ve hicret edenlere | حجر |
| 13 |
fi
|
- | |
| 14 |
sebili
|
yolunda | سبل |
| 15 |
llahi
|
Allah | - |
| 16 |
velyea'fu
|
ve affetsinler | عفو |
| 17 |
velyesfehu
|
ve hoşgörsünler | صفح |
| 18 |
ela
|
- | |
| 19 |
tuhibbune
|
sevmez misiniz? | حبب |
| 20 |
en
|
- | |
| 21 |
yegfira
|
bağışlamasını | غفر |
| 22 |
llahu
|
Allah'ın | - |
| 23 |
lekum
|
sizi | - |
| 24 |
vallahu
|
ve Allah | - |
| 25 |
gafurun
|
bağışlayandır | غفر |
| 26 |
rahimun
|
esirgeyendir | رحم |