Ey İman Edenler! Şeytanın[1] adımlarını takip etmeyin. Kim şeytanın adımlarını izlerse şunu bilsin ki şeytan, her türlü aşırılığı ve her türlü çirkinliği telkin eder. Ve eğer Allah'ın üzerinizdeki lütuf ve rahmeti olmasaydı sizden hiç kimse arınmayı asla başaramazdı. Fakat Allah hak edeni[2] arındırır. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلَّذِينَ
kimseler
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
لَا
تَتَّبِعُوا۟
izlemeyin
خُطُوَٰتِ
adımlarını
ٱلشَّيْطَـٰنِ ۚ
şeytanın
وَمَن
ve kim
يَتَّبِعْ
izlerse
خُطُوَٰتِ
adımlarını
ٱلشَّيْطَـٰنِ
şeytanın
فَإِنَّهُ
muhakkak o
يَأْمُرُ
(ona) emreder
بِٱلْفَحْشَآءِ
edepsizliği
وَٱلْمُنكَرِ ۚ
ve kötülüğü
وَلَوْلَا
ve eğer olmasaydı
فَضْلُ
lutfu
ٱللَّهِ
Allah'ın
عَلَيْكُمْ
size
وَرَحْمَتُهُ
ve rahmeti
مَا
زَكَىٰ
temizlemezdi
مِنكُم
sizden
مِّنْ
hiç
أَحَدٍ
birinizi
أَبَدًا
asla
وَلَـٰكِنَّ
fakat
ٱللَّهَ
Allah
يُزَكِّى
arındırır
مَن
kimseyi
يَشَآءُ ۗ
dilediği
وَٱللَّهُ
ve Allah
سَمِيعٌ
işitendir
عَلِيمٌ
bilendir
Ya eyyuhellezine amenu la tettebiu hutuvatiş şeytan, ve men yettebi' hutuvatiş şeytani fe innehu ye'muru bil fahşai vel munker ve lev la fadlullahi aleykum ve rahmetuhu ma zeka minkum min ehadin ebeden ve lakinnallahe yuzekki men yeşau, vallahu semi'un alim.
Bkz.23:97. ayetin dipnotu.
Kelimesi kelimesine, "dilediğini." Dilediğini demek: "Hak edeni" demektir; Allah, "Dilediğime" demekle; "kimin arındırmayı hak edip etmediğine en doğru kararı Ben veririm," demeyi kastetmektedir. Zira burada Allah'ın "dilemesi," insanın "dilemesine," "insanın seçimine" bağlı olarak gerçekleşmektedir. "Şae" kelimesinin ayetteki anlamı; "gayret göstereni, bir şey yapmak isteyeni" yani "bir şeyi dileyeni" anlamındadır. Seçim insana aittir ve belirleyici olan insanın "dilemesi"dir (Bkz. 10:108; 76:3).
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ya eyyuha
|
ey | - |
| 2 |
ellezine
|
kimseler | - |
| 3 |
amenu
|
inanan(lar) | امن |
| 4 |
la
|
- | |
| 5 |
tettebiu
|
izlemeyin | تبع |
| 6 |
hutuvati
|
adımlarını | خطو |
| 7 |
ş-şeytani
|
şeytanın | شطن |
| 8 |
ve men
|
ve kim | - |
| 9 |
yettebia'
|
izlerse | تبع |
| 10 |
hutuvati
|
adımlarını | خطو |
| 11 |
ş-şeytani
|
şeytanın | شطن |
| 12 |
feinnehu
|
muhakkak o | - |
| 13 |
ye'muru
|
(ona) emreder | امر |
| 14 |
bil-fehşa'i
|
edepsizliği | فحش |
| 15 |
velmunkeri
|
ve kötülüğü | نكر |
| 16 |
velevla
|
ve eğer olmasaydı | - |
| 17 |
fedlu
|
lutfu | فضل |
| 18 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 19 |
aleykum
|
size | - |
| 20 |
ve rahmetuhu
|
ve rahmeti | رحم |
| 21 |
ma
|
- | |
| 22 |
zeka
|
temizlemezdi | زكو |
| 23 |
minkum
|
sizden | - |
| 24 |
min
|
hiç | - |
| 25 |
ehadin
|
birinizi | احد |
| 26 |
ebeden
|
asla | ابد |
| 27 |
velakinne
|
fakat | - |
| 28 |
llahe
|
Allah | - |
| 29 |
yuzekki
|
arındırır | زكو |
| 30 |
men
|
kimseyi | - |
| 31 |
yeşa'u
|
dilediği | شيا |
| 32 |
vallahu
|
ve Allah | - |
| 33 |
semiun
|
işitendir | سمع |
| 34 |
alimun
|
bilendir | علم |