Allah'a ant olsun ki, Biz, kesinlikle senden önceki toplumlara da elçiler gönderdik. Şeytan,[1] onlara yaptıklarını süslü gösterdi. Şeytan, o gün de bugün de onların velisidir. Onlar için acı veren bir azap vardır.
تَٱللَّهِ
Allah'a andolsun ki
لَقَدْ
muhakkak
أَرْسَلْنَآ
elçi gönderdik
إِلَىٰٓ
أُمَمٍ
milletlere
مِّن
قَبْلِكَ
senden önceki
فَزَيَّنَ
süsledi
لَهُمُ
onlara
ٱلشَّيْطَـٰنُ
şeytan
أَعْمَـٰلَهُمْ
yaptıklarını
فَهُوَ
O
وَلِيُّهُمُ
onların dostudur
ٱلْيَوْمَ
bugün
وَلَهُمْ
ve onlar için vardır
عَذَابٌ
bir azab
أَلِيمٌ
acıklı
Tallahi lekad erselna ila umemin min kablike fe zeyyene lehumuş şeytanu a'malehum fe huve veliyyuhumul yevme ve lehum azabun elim.
Kelime anlamı uzaklaşan, uzak olan demektir. Hakikat'ten uzak olan, Hakk'a, adalete ve iyiliğe aykırı hareket eden varlık, kişi, kurum, kötülük dürtüsün, saptırıcı telkin ve yönlendirmelerin ortak karakteristik adıdır. İnsanların içindeki kötülük dürtüsü için de şeytan denmektedir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
tallehi
|
Allah'a andolsun ki | - |
| 2 |
lekad
|
muhakkak | - |
| 3 |
erselna
|
elçi gönderdik | رسل |
| 4 |
ila
|
- | |
| 5 |
umemin
|
milletlere | امم |
| 6 |
min
|
- | |
| 7 |
kablike
|
senden önceki | قبل |
| 8 |
fezeyyene
|
süsledi | زين |
| 9 |
lehumu
|
onlara | - |
| 10 |
ş-şeytanu
|
şeytan | شطن |
| 11 |
ea'malehum
|
yaptıklarını | عمل |
| 12 |
fehuve
|
O | - |
| 13 |
veliyyuhumu
|
onların dostudur | ولي |
| 14 |
l-yevme
|
bugün | يوم |
| 15 |
velehum
|
ve onlar için vardır | - |
| 16 |
azabun
|
bir azab | عذب |
| 17 |
elimun
|
acıklı | الم |