Onlar, hoşlanmadıkları şeyleri Allah'a ait kılarlar. Dilleri en iyinin kendilerine ait olduğu yalanını söyler durur. Ateş onlara aittir. Onlar ifratta[1] olanlardır.
وَيَجْعَلُونَ
ve isnad ediyorlar
لِلَّهِ
Allah'a
مَا
şeyi
يَكْرَهُونَ
hoşlanmadıkları
وَتَصِفُ
ve uyduruyorlar
أَلْسِنَتُهُمُ
onların dilleri
ٱلْكَذِبَ
yalan
أَنَّ
hakkında
لَهُمُ
kendilerinin olacağı
ٱلْحُسْنَىٰ ۖ
en güzel sonucun
لَا
hiç yok ki
جَرَمَ
şüphe
أَنَّ
mutlaka
لَهُمُ
onlara vardır
ٱلنَّارَ
ateş
وَأَنَّهُم
ve onlar
مُّفْرَطُونَ
ona sürüleceklerdir
Ve yec'alune lillahi ma yekrehune ve tesıfu elsinetuhumul kezibe enne lehumul husna, la cereme enne lehumun nare ve ennehum mufretun.
Aşırılık, haddi aşmak.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve yec'alune
|
ve isnad ediyorlar | جعل |
| 2 |
lillahi
|
Allah'a | - |
| 3 |
ma
|
şeyi | - |
| 4 |
yekrahune
|
hoşlanmadıkları | كره |
| 5 |
ve tesifu
|
ve uyduruyorlar | وصف |
| 6 |
elsinetuhumu
|
onların dilleri | لسن |
| 7 |
l-kezibe
|
yalan | كذب |
| 8 |
enne
|
hakkında | - |
| 9 |
lehumu
|
kendilerinin olacağı | - |
| 10 |
l-husna
|
en güzel sonucun | حسن |
| 11 |
la
|
hiç yok ki | - |
| 12 |
cerame
|
şüphe | جرم |
| 13 |
enne
|
mutlaka | - |
| 14 |
lehumu
|
onlara vardır | - |
| 15 |
n-nara
|
ateş | نور |
| 16 |
ve ennehum
|
ve onlar | - |
| 17 |
mufratune
|
ona sürüleceklerdir | فرط |