Biz, sana Kitap'ı, hakkında ayrılığa düştükleri şeyleri, kendilerine beyan[1] etmen ve iman eden bir halk için yol gösterici ve rahmet olmasından başka bir şey için indirmedik.
وَمَآ
ve
أَنزَلْنَا
indirmedik
عَلَيْكَ
sana
ٱلْكِتَـٰبَ
Kitabı
إِلَّا
dışında
لِتُبَيِّنَ
açıklaman
لَهُمُ
onlara
ٱلَّذِى
şeyi
ٱخْتَلَفُوا۟
ayrılığa düştükleri
فِيهِ ۙ
hakkında
وَهُدًى
ve yol gösterici
وَرَحْمَةً
ve rahmet
لِّقَوْمٍ
bir kavim için
يُؤْمِنُونَ
inanan
Ve ma enzelna aleykel kitabe illa li tubeyyine lehumullezihtelefu fihi ve huden ve rahmeten li kavmin yu'minun.
Bir şeyin kanıtlarıyla ortaya konması, ilan edilmesi.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve ma
|
ve | - |
| 2 |
enzelna
|
indirmedik | نزل |
| 3 |
aleyke
|
sana | - |
| 4 |
l-kitabe
|
Kitabı | كتب |
| 5 |
illa
|
dışında | - |
| 6 |
litubeyyine
|
açıklaman | بين |
| 7 |
lehumu
|
onlara | - |
| 8 |
llezi
|
şeyi | - |
| 9 |
htelefu
|
ayrılığa düştükleri | خلف |
| 10 |
fihi
|
hakkında | - |
| 11 |
ve huden
|
ve yol gösterici | هدي |
| 12 |
ve rahmeten
|
ve rahmet | رحم |
| 13 |
likavmin
|
bir kavim için | قوم |
| 14 |
yu'minune
|
inanan | امن |