Ey İman Edenler! Sizden kim dininden dönerse[1] bilsin ki Allah, Kendisinin onları sevdiği ve onların da O'nu sevdiği; Mü'minlere karşı alçak gönüllü, Kafirlere karşı izzetli,[2] Allah yolunda cihad eden, kınayıcının kınamasından korkmayan bir halk getirir. İşte bu Allah'ın fazlıdır[3] ki o fazlı dilediğine verir. Ve Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلَّذِينَ
kimseler
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
مَن
kim
يَرْتَدَّ
dönerse
مِنكُمْ
sizden
عَن
-nden
دِينِهِ
dini-
فَسَوْفَ
yakında
يَأْتِى
getirecektir
ٱللَّهُ
Allah
بِقَوْمٍ
bir toplumu
يُحِبُّهُمْ
onları seven
وَيُحِبُّونَهُٓ
onlar da O'nu severler
أَذِلَّةٍ
alçak gönüllüdürler
عَلَى
karşı
ٱلْمُؤْمِنِينَ
Mü'minlere
أَعِزَّةٍ
onurlu ve şiddetlidirler
عَلَى
karşı
ٱلْكَـٰفِرِينَ
kafirlere
يُجَـٰهِدُونَ
cihad ederler
فِى
سَبِيلِ
yolunda
ٱللَّهِ
Allah
وَلَا
يَخَافُونَ
korkmazlar
لَوْمَةَ
kınamasından
لَآئِمٍ ۚ
hiçbir kınayıcının
ذَٰلِكَ
bu
فَضْلُ
bir lutfudur
ٱللَّهِ
Allah'ın
يُؤْتِيهِ
onu verir
مَن
kimseye
يَشَآءُ ۚ
dilediği
وَٱللَّهُ
Allah'(ın)
وَٰسِعٌ
(lutfu) geniştir
عَلِيمٌ
bilendir
Ya eyyuhellezine amenu men yertedde minkum an dinihi fe sevfe ye'tillahu bi kavmin yuhıbbuhum ve yuhıbbunehu ezilletin alal mu'minine eizzetin alal kafirin, yucahidune fi sebilillahi ve la yehafune levmete laim zalike fadlullahi yu'tihi men yeşa vallahu vasiun alim.
Mürted olursa. Geleneksel İslam'ın fıkıh kayklarında yer alan, "mürted olanın öldürülmesi" hükmü kesinlikle Kur'an'a aykırı bir düşüncedir. Dinde zorlama yoktur. Rabb'imiz, kullarına dilediğini seçme hakkı vermiştir. Dileyen iman eder, dileyen küfreder. Esas küfür, zorla dindar edilmek veya zorla dinden döndürülmektir.
Yüksek onur, şeref, büyük itibar, yücelik, saygınlık, üstünlük, güç.
Üstünlük, lütuf, ihsan, ikram, cömertlik, hayır, iyilik.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ya eyyuha
|
ey | - |
| 2 |
ellezine
|
kimseler | - |
| 3 |
amenu
|
inanan(lar) | امن |
| 4 |
men
|
kim | - |
| 5 |
yertedde
|
dönerse | ردد |
| 6 |
minkum
|
sizden | - |
| 7 |
an
|
-nden | - |
| 8 |
dinihi
|
dini- | دين |
| 9 |
fesevfe
|
yakında | - |
| 10 |
ye'ti
|
getirecektir | اتي |
| 11 |
llahu
|
Allah | - |
| 12 |
bikavmin
|
bir toplumu | قوم |
| 13 |
yuhibbuhum
|
onları seven | حبب |
| 14 |
ve yuhibbunehu
|
onlar da O'nu severler | حبب |
| 15 |
ezilletin
|
alçak gönüllüdürler | ذلل |
| 16 |
ala
|
karşı | - |
| 17 |
l-mu'minine
|
Mü'minlere | امن |
| 18 |
eizzetin
|
onurlu ve şiddetlidirler | عزز |
| 19 |
ala
|
karşı | - |
| 20 |
l-kafirine
|
kafirlere | كفر |
| 21 |
yucahidune
|
cihad ederler | جهد |
| 22 |
fi
|
- | |
| 23 |
sebili
|
yolunda | سبل |
| 24 |
llahi
|
Allah | - |
| 25 |
ve la
|
- | |
| 26 |
yehafune
|
korkmazlar | خوف |
| 27 |
levmete
|
kınamasından | لوم |
| 28 |
laimin
|
hiçbir kınayıcının | لوم |
| 29 |
zalike
|
bu | - |
| 30 |
fedlu
|
bir lutfudur | فضل |
| 31 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 32 |
yu'tihi
|
onu verir | اتي |
| 33 |
men
|
kimseye | - |
| 34 |
yeşa'u
|
dilediği | شيا |
| 35 |
vallahu
|
Allah'(ın) | - |
| 36 |
vasiun
|
(lutfu) geniştir | وسع |
| 37 |
alimun
|
bilendir | علم |