Ra-Kef-Nun

rkn
Dayanmak, güvenmek, itimat etmek. Rükun - destek, dayanak, bir şeyin üzerine oturduğu sağlam kısım, sütun, temel taşı, mahkeme, güç ve kudret gururu, direniş, akrabalar veya kabile, parti, kendisiyle güçlenilen kişi, soylu veya yüksek mevkideki kişi, kişiyi güçlendiren şey.

İlgili Ayetler

Bu kök kelime (4) ayette yer almaktadır.
"Keşke size karşı bir gücüm olsaydı veya sağlam bir kaleye sığınabilseydim." dedi.
قَالَ لَوْ أَنَّ لِى بِكُمْ قُوَّةً أَوْ ءَاوِىٓ إِلَىٰ رُكْنٍ شَدِيدٍ
Kale lev enne li bikum kuvveten ev avi ila ruknin şedid.
Zulmedenlere eğilim göstermeyin. Sonra size de ateş dokunur. Allah'ın yanı sıra başka evliyanız da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.
وَلَا تَرْكَنُوٓا۟ إِلَى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ فَتَمَسَّكُمُ ٱلنَّارُ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِنْ أَوْلِيَآءَ ثُمَّ لَا تُنصَرُونَ
Ve la terkenu ilellezine zalemu fe temessekumun naru ve ma lekum min dunillahi min evliyae summe la tunsarun.
Seni dirençli kılmasaydık, ant olsun ki sen, neredeyse az da olsa onlara eğilim gösterecektin.
وَلَوْلَآ أَن ثَبَّتْنَـٰكَ لَقَدْ كِدتَّ تَرْكَنُ إِلَيْهِمْ شَيْـًٔا قَلِيلًا
Ve lev la en sebbetnake lekad kidte terkenu ileyhim şey'en kalila.
Ancak Firavun yüz çevirdi. "O bir sihirbaz veya delidir." dedi.
فَتَوَلَّىٰ بِرُكْنِهِۦ وَقَالَ سَـٰحِرٌ أَوْ مَجْنُونٌ
Fe tevella bi ruknihi ve kale sahırun ev mecnunun.