Eğer Küfrederseniz[1]; bilin ki Allah'ın size hiçbir ihtiyacı yoktur. O, kullarının Küfründen[2] hoşnut olmaz. Eğer şükrederseniz[3] ondan hoşnut olur. Hiç kimse bir başkasının yükünü yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabb'inizedir. Böylece yapmış olduklarınızı size haber verecektir. Kuşkusuz O, sinelerde olanı en iyi bilendir.
إِن
eğer
تَكْفُرُوا۟
inkar ederseniz
فَإِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
غَنِىٌّ
zengindir
عَنكُمْ ۖ
sizden
وَلَا
fakat
يَرْضَىٰ
razı olmaz
لِعِبَادِهِ
kulları için
ٱلْكُفْرَ ۖ
küfre
وَإِن
ve eğer
تَشْكُرُوا۟
şükrederseniz
يَرْضَهُ
ona razı olur
لَكُمْ ۗ
sizin için
وَلَا
تَزِرُ
(günahını) çekmez
وَازِرَةٌ
hiçbir günahkar
وِزْرَ
günahını
أُخْرَىٰ ۗ
diğerinin
ثُمَّ
sonra
إِلَىٰ
رَبِّكُم
Rabbinizedir
مَّرْجِعُكُمْ
dönüşünüz
فَيُنَبِّئُكُم
size haber verir
بِمَا
şeyleri
كُنتُمْ
olduğunuz
تَعْمَلُونَ ۚ
yapıyorlar
إِنَّهُ
çünkü O
عَلِيمٌ
bilir
بِذَاتِ
özünü
ٱلصُّدُورِ
göğüslerin
İn tekfuru fe innallahe ganiyyun ankum, ve la yerda li ıbadihil kufr, ve in teşkuru yerdahu lekum, ve la teziru vaziretun vizra uhra, summe ila rabbikum merciukum fe yunebbiukum bima kuntum ta'melun, innehu alimun bi zatis sudur.
Nankörlük ederseniz.
Nankörlüğünden.
Şükür, "karşılık vermek" demektir. Şükür, "sözle ifade edilen bir şey değildir." Kim Allah'a şükretmek istiyorsa, Allah'ın kendisine verdiği her şeyin karşılığını vermelidir. Allah'ın verdiği nimetlerden ihtiyaç sahiplerini yararlandırmalıdır. Örneğin malın şükrü infaktır, Canın/hayatın şükrü Allah'a kulluk yapmaktır, aklın şükrü teslim olmaktır vb.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
in
|
eğer | - |
| 2 |
tekfuru
|
inkar ederseniz | كفر |
| 3 |
feinne
|
şüphesiz | - |
| 4 |
llahe
|
Allah | - |
| 5 |
ganiyyun
|
zengindir | غني |
| 6 |
ankum
|
sizden | - |
| 7 |
ve la
|
fakat | - |
| 8 |
yerda
|
razı olmaz | رضو |
| 9 |
liibadihi
|
kulları için | عبد |
| 10 |
l-kufra
|
küfre | كفر |
| 11 |
ve in
|
ve eğer | - |
| 12 |
teşkuru
|
şükrederseniz | شكر |
| 13 |
yerdehu
|
ona razı olur | رضو |
| 14 |
lekum
|
sizin için | - |
| 15 |
ve la
|
- | |
| 16 |
teziru
|
(günahını) çekmez | وزر |
| 17 |
vaziratun
|
hiçbir günahkar | وزر |
| 18 |
vizra
|
günahını | وزر |
| 19 |
uhra
|
diğerinin | اخر |
| 20 |
summe
|
sonra | - |
| 21 |
ila
|
- | |
| 22 |
rabbikum
|
Rabbinizedir | ربب |
| 23 |
merciukum
|
dönüşünüz | رجع |
| 24 |
feyunebbiukum
|
size haber verir | نبا |
| 25 |
bima
|
şeyleri | - |
| 26 |
kuntum
|
olduğunuz | كون |
| 27 |
tea'melune
|
yapıyorlar | عمل |
| 28 |
innehu
|
çünkü O | - |
| 29 |
alimun
|
bilir | علم |
| 30 |
bizati
|
özünü | - |
| 31 |
s-suduri
|
göğüslerin | صدر |