Onların etraflarında altından tepsiler ve bardaklarla dolaşılır. Orada, canların çektiği, gözlerin hoşlandığı her şey vardır. Ve siz orada sürekli kalacaksınız.
يُطَافُ
dolaştırılır
عَلَيْهِم
onların önünde
بِصِحَافٍ
tepsiler
مِّن
-dan
ذَهَبٍ
altın-
وَأَكْوَابٍ ۖ
ve kadehler
وَفِيهَا
orada vardır
مَا
her şey
تَشْتَهِيهِ
canların çektiği
ٱلْأَنفُسُ
nefislerinin
وَتَلَذُّ
ve hoşlandığı
ٱلْأَعْيُنُ ۖ
gözlerin
وَأَنتُمْ
ve siz
فِيهَا
orada
خَـٰلِدُونَ
ebedi kalacaksınız
Yutafu aleyhim bi sıhafin min zehebin ve ekvab, ve fiha ma teştehihil enfusu ve telezzul a'yun, ve entum fiha halidun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
yutafu
|
dolaştırılır | طوف |
| 2 |
aleyhim
|
onların önünde | - |
| 3 |
bisihafin
|
tepsiler | صحف |
| 4 |
min
|
-dan | - |
| 5 |
zehebin
|
altın- | ذهب |
| 6 |
ve ekvabin
|
ve kadehler | كوب |
| 7 |
ve fiha
|
orada vardır | - |
| 8 |
ma
|
her şey | - |
| 9 |
teştehihi
|
canların çektiği | شهو |
| 10 |
l-enfusu
|
nefislerinin | نفس |
| 11 |
ve telezzu
|
ve hoşlandığı | لذذ |
| 12 |
l-ea'yunu
|
gözlerin | عين |
| 13 |
ve entum
|
ve siz | - |
| 14 |
fiha
|
orada | - |
| 15 |
halidune
|
ebedi kalacaksınız | خلد |