Sad-Ha-Fe
SHf
Yazmak veya okumak, kazmak. Sahfatun (çoğulu sihaaf) - çukur, büyük tabak. Sahiifa - yeryüzü yüzeyi. Sahiifatun (çoğulu suhuf) - kitap yığını.
İlgili Ayetler
Bu kök kelime (9) ayette yer almaktadır.
Tâhâ / 20:133:12
"Rabb'inden bize bir ayet getirse ya!" dediler. Onlara, önceki suhuflarda yer alan kanıt içeren açıklayıcı bilgiler ulaşmadı mı?
وَقَالُوا۟ لَوْلَا يَأْتِينَا بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّهِۦٓ ۚ أَوَلَمْ تَأْتِهِم بَيِّنَةُ مَا فِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ
Ve kalu lev la ye'tina bi ayetin min rabbih, e ve lem te'tihim beyyinetu ma fis suhufil ula.
Zuhruf / 43:71:3
Onların etraflarında altından tepsiler ve bardaklarla dolaşılır. Orada, canların çektiği, gözlerin hoşlandığı her şey vardır. Ve siz orada sürekli kalacaksınız.
يُطَافُ عَلَيْهِم بِصِحَافٍ مِّن ذَهَبٍ وَأَكْوَابٍ ۖ وَفِيهَا مَا تَشْتَهِيهِ ٱلْأَنفُسُ وَتَلَذُّ ٱلْأَعْيُنُ ۖ وَأَنتُمْ فِيهَا خَـٰلِدُونَ
Yutafu aleyhim bi sıhafin min zehebin ve ekvab, ve fiha ma teştehihil enfusu ve telezzul a'yun, ve entum fiha halidun.
Necm / 53:36:6
Musa'nın sayfalarında olanlar haber verilmedi mi?
أَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا فِى صُحُفِ مُوسَىٰ
Em lem yunebbe' bima fi suhufi musa.
Müddessir / 74:52:8
Hayır! Onların tamamı, kendileri için yazılmış sahifeler gelmesini ister.
بَلْ يُرِيدُ كُلُّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ أَن يُؤْتَىٰ صُحُفًا مُّنَشَّرَةً
Bel yuridu kullumriin minhum en yu'ta suhufen muneşşereh .
Abese / 80:13:2
O şerefli sayfalardadır,
فِى صُحُفٍ مُّكَرَّمَةٍ
Fi suhufin mukerrameh.
Tekvîr / 81:10:2
Defterler açıldığı zaman,
وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتْ
Ve izes suhufu nuşiret.
A'lâ / 87:18:4
Bu, önceki sahifelerde de vardı.
إِنَّ هَـٰذَا لَفِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ
İnne haza le fis suhufil ula.
A'lâ / 87:19:1
İbrahim'ın ve Musa'nın sahifelerinde.
صُحُفِ إِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ
Suhufi ibrahime ve musa.
Beyyine / 98:2:5
Bir resul Allahtan okuyan sahifeleri tertemiz
رَسُولٌ مِّنَ ٱللَّهِ يَتْلُوا۟ صُحُفًا مُّطَهَّرَةً
Resulun minallahi yetlu suhufen mutahharah.