Ona’dır dönüşünüz topluca Allah’ın vaadi gerçektir şüphesiz başlatır yaratmayı sonra döndürür karşılığını vermek için o kimselerin ki yaptılar uzlaşmayı adalet ile ve o kimseler ki küfür ettiler onlar için vardır bir içecek kaynar sudan ve azabın acıklısı yaptıkları küfürden dolayı
إِلَيْهِ
O'nadır
مَرْجِعُكُمْ
dönüşü
جَمِيعًا ۖ
hepinizin
وَعْدَ
vaadi
ٱللَّهِ
Allah'ın
حَقًّا ۚ
gerçektir
إِنَّهُ
O'dur
يَبْدَؤُا۟
ilk kez başlatan
ٱلْخَلْقَ
yaratmayı
ثُمَّ
sonra
يُعِيدُهُ
onu tekrarlayan
لِيَجْزِىَ
karşılıklarını vermek üzere
ٱلَّذِينَ
kimselere
ءَامَنُوا۟
iman eden(lere)
وَعَمِلُوا۟
ve ameller işleyen(lere)
ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ
salih
بِٱلْقِسْطِ ۚ
adaletli bir şekilde
وَٱلَّذِينَ
ve kiimselere
كَفَرُوا۟
inkâr eden(lere)
لَهُمْ
vardır
شَرَابٌ
bir içecek
مِّنْ
-dan
حَمِيمٍ
kaynar su-
وَعَذَابٌ
ve bir azap
أَلِيمٌ
acıklı
بِمَا
dolayı
كَانُوا۟
olmalarından
يَكْفُرُونَ
inkâr ediyor(lar)
İleyhi merciukum cemia, va'dallahi hakka, innehu yebdeul halka summe yuiduhu li yecziyellezine amenu ve amilus salihati bil kıst, vellezine keferu lehum şerabun min hamimin ve azabun elimun bima kanu yekfurun.
Yaratılmışları.
"İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Salihat, bozgunculuk ve kötülükle mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir. Bu kelimenin karşıtı "seyyiat" yani kötülük ve "fesad" yani bozgunculuk kelimeleridir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ileyhi
|
O'nadır | - |
| 2 |
merciukum
|
dönüşü | رجع |
| 3 |
cemian
|
hepinizin | جمع |
| 4 |
vea'de
|
vaadi | وعد |
| 5 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 6 |
hakkan
|
gerçektir | حقق |
| 7 |
innehu
|
O'dur | - |
| 8 |
yebdeu
|
ilk kez başlatan | بدا |
| 9 |
l-halka
|
yaratmayı | خلق |
| 10 |
summe
|
sonra | - |
| 11 |
yuiyduhu
|
onu tekrarlayan | عود |
| 12 |
liyecziye
|
karşılıklarını vermek üzere | جزي |
| 13 |
ellezine
|
kimselere | - |
| 14 |
amenu
|
iman eden(lere) | امن |
| 15 |
ve amilu
|
ve ameller işleyen(lere) | عمل |
| 16 |
s-salihati
|
salih | صلح |
| 17 |
bil-kisti
|
adaletli bir şekilde | قسط |
| 18 |
vellezine
|
ve kiimselere | - |
| 19 |
keferu
|
inkâr eden(lere) | كفر |
| 20 |
lehum
|
vardır | - |
| 21 |
şerabun
|
bir içecek | شرب |
| 22 |
min
|
-dan | - |
| 23 |
hamimin
|
kaynar su- | حمم |
| 24 |
ve azabun
|
ve bir azap | عذب |
| 25 |
elimun
|
acıklı | الم |
| 26 |
bima
|
dolayı | - |
| 27 |
kanu
|
olmalarından | كون |
| 28 |
yekfurune
|
inkâr ediyor(lar) | كفر |