وَٱلْمُؤْمِنُونَ
inanan erkekler
وَٱلْمُؤْمِنَـٰتُ
ve inanan kadınlar
بَعْضُهُمْ
kimisinin
أَوْلِيَآءُ
velisidirler
بَعْضٍ ۚ
kimisi
يَأْمُرُونَ
emrederler
بِٱلْمَعْرُوفِ
iyiliği
وَيَنْهَوْنَ
ve men'ederler
عَنِ
-ten
ٱلْمُنكَرِ
kötülük-
وَيُقِيمُونَ
ve ayakta tutarlar
ٱلصَّلَوٰةَ
salatı
وَيُؤْتُونَ
ve verirler
ٱلزَّكَوٰةَ
zekatı
وَيُطِيعُونَ
ve ita'at ederler
ٱللَّهَ
Allah'a
وَرَسُولَهُٓ ۚ
ve Elçisine
أُو۟لَـٰٓئِكَ
işte
سَيَرْحَمُهُمُ
onlara rahmet edecektir
ٱللَّهُ ۗ
Alah
إِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
عَزِيزٌ
daima üstündür
حَكِيمٌ
hüküm ve hikmetsahibidir
Vel mu'minune vel mu'minatu ba'duhum evliyau ba'd, ye'murune bil ma'rufi ve yenhevne anil munkeri ve yukimunas salate ve yu'tunez zekate ve yutiunallahe ve resuleh, ulaike se yerhamuhumullah, innallahe azizun hakim.
Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici. Bkz. 9:23. ayetin 1. dipnotu.
Kelimesi kelimesine, "Emr-i b'il-ma'ruf nehy-i ani'l munker." Bu terkip, İyiliği yap ve telkin et, kötülükten sakındır ve engel ol demektir." Ma'ruf: İyi, doğru, yararlı, güzel olan, toplumsal değer yargılarına göre ve toplumsal uzlaşı ile doğru olduğu kabul edilen ve Vahye uygun olan demektir. Munker ise; kötü, eğri, zararlı, çirkin olan şey demektir. "Emr" fiilinin asıl anlamı iş yapmaktır. Bu anlam bağlamında ayetteki "Emr-i b'il-ma'ruf terkibine "iyiliği emret" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. Bu terkip: İyi olan şeyleri yapmayı kendine iş edin, ahlak edin; kötü olan şeylerden uzak dur, kötülüklerden sakın; kötülüklerden uzak durmayı ve iyi olan şeyleri yapmayı ilke edin; iyiliğin yaygınlaşması ve kötülüğün önlenmesi için çaba göster demektir.
Bkz. 9:11. ayetin dipnotu.
5:12. ayetin 1. dipnotu.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
velmu'minune
|
inanan erkekler | امن |
| 2 |
velmu'minatu
|
ve inanan kadınlar | امن |
| 3 |
bea'duhum
|
kimisinin | بعض |
| 4 |
evliya'u
|
velisidirler | ولي |
| 5 |
bea'din
|
kimisi | بعض |
| 6 |
ye'murune
|
emrederler | امر |
| 7 |
bil-mea'rufi
|
iyiliği | عرف |
| 8 |
ve yenhevne
|
ve men'ederler | نهي |
| 9 |
ani
|
-ten | - |
| 10 |
l-munkeri
|
kötülük- | نكر |
| 11 |
ve yukimune
|
ve ayakta tutarlar | قوم |
| 12 |
s-salate
|
salatı | صلو |
| 13 |
ve yu'tune
|
ve verirler | اتي |
| 14 |
z-zekate
|
zekatı | زكو |
| 15 |
ve yutiune
|
ve ita'at ederler | طوع |
| 16 |
llahe
|
Allah'a | - |
| 17 |
ve rasulehu
|
ve Elçisine | رسل |
| 18 |
ulaike
|
işte | - |
| 19 |
seyerhamuhumu
|
onlara rahmet edecektir | رحم |
| 20 |
llahu
|
Alah | - |
| 21 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 22 |
llahe
|
Allah | - |
| 23 |
azizun
|
daima üstündür | عزز |
| 24 |
hakimun
|
hüküm ve hikmetsahibidir | حكم |