Doğrusu, senden, ancak Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyenler ve kalpleri kuşkuya düşüp, kuşku içinde bocalayanlar sefere çıkmamak için izin isterler.
إِنَّمَا
ancak
يَسْتَـْٔذِنُكَ
senden izin isterler
ٱلَّذِينَ
kimseler
لَا
يُؤْمِنُونَ
inanmayan
بِٱللَّهِ
Allah'a
وَٱلْيَوْمِ
ve gününe
ٱلْـَٔاخِرِ
ahiret
وَٱرْتَابَتْ
ve kuşkuya düşen
قُلُوبُهُمْ
kalbleri
فَهُمْ
kendileri
فِى
içinde
رَيْبِهِمْ
şüpheleri
يَتَرَدَّدُونَ
bocalayıp duranlar
İnnema yeste'zinulkellezine la yu'minune billahi vel yevmil ahiri vertabet kulubuhum fe hum fi reybihim yetereddedun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
innema
|
ancak | - |
| 2 |
yeste'zinuke
|
senden izin isterler | اذن |
| 3 |
ellezine
|
kimseler | - |
| 4 |
la
|
- | |
| 5 |
yu'minune
|
inanmayan | امن |
| 6 |
billahi
|
Allah'a | - |
| 7 |
velyevmi
|
ve gününe | يوم |
| 8 |
l-ahiri
|
ahiret | اخر |
| 9 |
vertabet
|
ve kuşkuya düşen | ريب |
| 10 |
kulubuhum
|
kalbleri | قلب |
| 11 |
fehum
|
kendileri | - |
| 12 |
fi
|
içinde | - |
| 13 |
raybihim
|
şüpheleri | ريب |
| 14 |
yeteraddedune
|
bocalayıp duranlar | ردد |