ٱتَّخَذُوٓا۟
edindiler
أَحْبَارَهُمْ
hahamlarını
وَرُهْبَـٰنَهُمْ
ve rahiplerini
أَرْبَابًا
rabler
مِّن
دُونِ
ayrı
ٱللَّهِ
Allah'tan
وَٱلْمَسِيحَ
ve Mesih'i de
ٱبْنَ
oğlu
مَرْيَمَ
Meryem
وَمَآ
أُمِرُوٓا۟
oysa emredilmemişti
إِلَّا
dışında
لِيَعْبُدُوٓا۟
ibadet etmeleri
إِلَـٰهًا
bir ilaha
وَٰحِدًا ۖ
tek olan
لَّآ
yoktur
إِلَـٰهَ
tanrı
إِلَّا
başka
هُوَ ۚ
O'ndan
سُبْحَـٰنَهُ
O münezzehtir
عَمَّا
şeylerden
يُشْرِكُونَ
ortak koştukları
İttehazu ahbarehum ve ruhbanehum erbaben min dunillahi vel mesihabne meryem, ve ma umiru illa li ya'budu ilahen vahida ,la ilahe illa huve, subhanehu amma yuşrikun.
Yahudi din adamları.
Hıristiyan din adamları.
İsa'yı.
Tıpkı Kitap Ehli gibi günümüzün geleneği din edinmiş sözde Müslümanları(!) da mezheplerini, tarikatlarını, cemaatlerini, hocalarını, şeyhlerini rabbler edinmiş durumdadırlar. Rabb, Terbiye Eden. Eşsiz ve benzersiz terbiye edici. Yarattıklarına, yaradılış özelliklerine uygun olan yolu gösteren demektir.
İlah, (Çoğulu Alihe) hizmet edilen, tapınılan, kulluk edinilen, koruyucu, gönülden bağlanıp sığınılan, yüceliği karşısında hayrete düşülen, duyularla idrak edilemeyen, gibi anlamları olan bir kavramdır. Hakk veya Batıl olsun tapılmaya layık görülüp ibadet edilen her varlığa ilah adı verildiği ve alihe şeklinde çoğulu bulunduğu dikkate alınınca, ilahın tanrı anlamına geldiği, Allah'ın ise bir ve kendisinden başka "gerçek ilah" olmayanın adı olduğu, diğer bir ifade ile Allah'a özgü bir isim olduğu ortaya çıkar. Kur'an'a baktığımız zaman İlah kelimesinin kök harflerinden hiç fiil gelmediği görülür. El-İlah şeklinde bir kullanımı da yoktur. Bu nokta da sadece Allah kelimesinin El-İlahı yansıttığı görülmektedir. Dolayısı ile Allah ve Tanrı kelimeleri birbirinin anlam eşiti değildir. İlahlar denebilir ama Allahlar denemez. Bu da birbirlerinin eşiti olmadıklarını gösterir. Onun için Allah'a tanrı denmesi doğru değildir. "Allah ancak bir tek ilahtır" (4:171).
Kusur ve eksikliklerden arınık, eşsiz ve benzersiz.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ittehazu
|
edindiler | اخذ |
| 2 |
ehbarahum
|
hahamlarını | حبر |
| 3 |
ve ruhbanehum
|
ve rahiplerini | رهب |
| 4 |
erbaben
|
rabler | ربب |
| 5 |
min
|
- | |
| 6 |
duni
|
ayrı | دون |
| 7 |
llahi
|
Allah'tan | - |
| 8 |
velmesiha
|
ve Mesih'i de | - |
| 9 |
bne
|
oğlu | بني |
| 10 |
meryeme
|
Meryem | - |
| 11 |
ve ma
|
- | |
| 12 |
umiru
|
oysa emredilmemişti | امر |
| 13 |
illa
|
dışında | - |
| 14 |
liyea'budu
|
ibadet etmeleri | عبد |
| 15 |
ilahen
|
bir ilaha | اله |
| 16 |
vahiden
|
tek olan | وحد |
| 17 |
la
|
yoktur | - |
| 18 |
ilahe
|
tanrı | اله |
| 19 |
illa
|
başka | - |
| 20 |
huve
|
O'ndan | - |
| 21 |
subhanehu
|
O münezzehtir | سبح |
| 22 |
amma
|
şeylerden | - |
| 23 |
yuşrikune
|
ortak koştukları | شرك |