وَلَوْ
ve şayet
شَآءَ
dileseydi
ٱللَّهُ
Allah
لَجَعَلَهُمْ
onları yapardı
أُمَّةً
millet
وَٰحِدَةً
bir tek
وَلَـٰكِن
fakat
يُدْخِلُ
sokar
مَن
kimseyi
يَشَآءُ
dilediği
فِى
رَحْمَتِهِ ۚ
rahmetine
وَٱلظَّـٰلِمُونَ
zalimlere gelince
مَا
yoktur
لَهُم
onların
مِّن
hiçbir
وَلِىٍّ
velisi
وَلَا
ve yoktur
نَصِيرٍ
yardımcısı
Ve lev şaallahu le cealehum ummeten vahıdeten ve lakin yudhilu men yeşau fi rahmetih, vez zalimune ma lehum min veliyyin ve la nasir.
Hiç kimseye seçme hakkı tanımayarak, özgür irade sahibi yapmayarak; insanları, seçimlerinde özgür bırakmayarak, seçimi Kendisi yapsaydı.
Toplum, topluluk. İnsan soyu. Amaç ve inanç birliği, ortak değer yargılarına ve aynı uygarlığa sahip olan insanların topluluğu. Ümmetin diğer bir anlamı da "yol"dur. Bu yol, amaçlanmış amaç edinilmiş, hedef olarak belirlenmiş yoldur. Ayni tür canlı topluluklarına da ümmet denmektedir. Örneğin: kuşlar bir ümmettir (Bkz.6:38).
Kelimesi kelimesine, "dilediğini." Dilediğini demek: "Hak edeni" demektir; Allah, "Dilediğime" demekle, kimin neyi hak ettiğine en doğru kararı Ben veririm, demeyi kastetmektedir. Zira burada Allah'ın "dilemesi," İnsanın "dilemesine," "İnsanın seçimine" bağlı olarak gerçekleşmektedir. "Şae" kelimesinin ayetteki anlamı; "gayret göstereni, bir şey yapmak isteyeni" yani "bir şeyi dileyeni" anlamındadır. Seçim insana aittir ve belirleyici olan insanın "dilemesi"dir (Bkz. 10:108; 76:3).
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
velev
|
ve şayet | - |
| 2 |
şa'e
|
dileseydi | شيا |
| 3 |
llahu
|
Allah | - |
| 4 |
lecealehum
|
onları yapardı | جعل |
| 5 |
ummeten
|
millet | امم |
| 6 |
vahideten
|
bir tek | وحد |
| 7 |
velakin
|
fakat | - |
| 8 |
yudhilu
|
sokar | دخل |
| 9 |
men
|
kimseyi | - |
| 10 |
yeşa'u
|
dilediği | شيا |
| 11 |
fi
|
- | |
| 12 |
rahmetihi
|
rahmetine | رحم |
| 13 |
ve zzalimune
|
zalimlere gelince | ظلم |
| 14 |
ma
|
yoktur | - |
| 15 |
lehum
|
onların | - |
| 16 |
min
|
hiçbir | - |
| 17 |
veliyyin
|
velisi | ولي |
| 18 |
ve la
|
ve yoktur | - |
| 19 |
nesirin
|
yardımcısı | نصر |