Yoksa onların, Allah'ın dinde izin vermediği bir şeyi, kendilerine meşru kılan ortakları mı var? Eğer "ayırma kelimesi[1]" olmasaydı kesinlikle aralarında hemen hüküm verilirdi. Kuşkusuz ki zalimler için acı bir azap vardır.
أَمْ
yoksa
لَهُمْ
onların var (mı?)
شُرَكَـٰٓؤُا۟
ortakları
شَرَعُوا۟
şeriat kılan
لَهُم
kendilerine
مِّنَ
ٱلدِّينِ
dini
مَا
لَمْ
يَأْذَن
izin vermediği
بِهِ
onu
ٱللَّهُ ۚ
Allah'ın
وَلَوْلَا
eğer olmasaydı
كَلِمَةُ
sözü
ٱلْفَصْلِ
ayırım
لَقُضِىَ
derhal hüküm verilirdi
بَيْنَهُمْ ۗ
aralarında
وَإِنَّ
ve kuşkusuz
ٱلظَّـٰلِمِينَ
zalimler (için)
لَهُمْ
onlara vardır
عَذَابٌ
bir azab
أَلِيمٌ
acıklı
Em lehum şurekau şerau lehum mined dini ma lem ye'zen bihillah, ve lev la kelimetul faslı le kudiye beynehum, ve innez zalimine lehum azabun elim.
Hesap sorma gününde herkesin yaptıklarına göre ayrıştırılacağına dair takdir edilmiş hüküm.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
em
|
yoksa | - |
| 2 |
lehum
|
onların var (mı?) | - |
| 3 |
şuraka'u
|
ortakları | شرك |
| 4 |
şerau
|
şeriat kılan | شرع |
| 5 |
lehum
|
kendilerine | - |
| 6 |
mine
|
- | |
| 7 |
d-dini
|
dini | دين |
| 8 |
ma
|
- | |
| 9 |
lem
|
- | |
| 10 |
ye'zen
|
izin vermediği | اذن |
| 11 |
bihi
|
onu | - |
| 12 |
llahu
|
Allah'ın | - |
| 13 |
velevla
|
eğer olmasaydı | - |
| 14 |
kelimetu
|
sözü | كلم |
| 15 |
l-fesli
|
ayırım | فصل |
| 16 |
lekudiye
|
derhal hüküm verilirdi | قضي |
| 17 |
beynehum
|
aralarında | بين |
| 18 |
ve inne
|
ve kuşkusuz | - |
| 19 |
z-zalimine
|
zalimler (için) | ظلم |
| 20 |
lehum
|
onlara vardır | - |
| 21 |
azabun
|
bir azab | عذب |
| 22 |
elimun
|
acıklı | الم |