Kazandıkları şeylerle karşı karşıya geldiklerinde, zalimlerin endişeye kapıldıklarını görürsün. İman edip salihatı yapanlar da Cennetler'in bahçelerindedirler. Onlar için Rabb'lerinin yanında istedikleri her şey vardır. İşte bu büyük ikramdır.
تَرَى
görürsün
ٱلظَّـٰلِمِينَ
zalimlerin
مُشْفِقِينَ
korkudan titrediklerini
مِمَّا
yüzünden
كَسَبُوا۟
yaptıkları işler
وَهُوَ
ve o
وَاقِعٌ
başlarına inerken
بِهِمْ ۗ
onların
وَٱلَّذِينَ
fakat
ءَامَنُوا۟
inananlar
وَعَمِلُوا۟
ve yapanlar
ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ
iyi işler
فِى
رَوْضَاتِ
bahçelerindedirler
ٱلْجَنَّاتِ ۖ
cennet
لَهُم
onlara vardır
مَّا
her şey
يَشَآءُونَ
diledikleri
عِندَ
yanında
رَبِّهِمْ ۚ
Rablerinin
ذَٰلِكَ
işte
هُوَ
budur
ٱلْفَضْلُ
lutuf
ٱلْكَبِيرُ
büyük
Terez zalimine muşfikine mimma kesebu ve huve vakıun bihim, vellezine amenu ve amilus salihati fi ravdatil cennat, lehum ma yeşaune inde rabbihim zalike huvel fadlul kebir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
tera
|
görürsün | راي |
| 2 |
z-zalimine
|
zalimlerin | ظلم |
| 3 |
muşfikine
|
korkudan titrediklerini | شفق |
| 4 |
mimma
|
yüzünden | - |
| 5 |
kesebu
|
yaptıkları işler | كسب |
| 6 |
ve huve
|
ve o | - |
| 7 |
vakiun
|
başlarına inerken | وقع |
| 8 |
bihim
|
onların | - |
| 9 |
vellezine
|
fakat | - |
| 10 |
amenu
|
inananlar | امن |
| 11 |
ve amilu
|
ve yapanlar | عمل |
| 12 |
s-salihati
|
iyi işler | صلح |
| 13 |
fi
|
- | |
| 14 |
ravdati
|
bahçelerindedirler | رود |
| 15 |
l-cennati
|
cennet | جنن |
| 16 |
lehum
|
onlara vardır | - |
| 17 |
ma
|
her şey | - |
| 18 |
yeşa'une
|
diledikleri | شيا |
| 19 |
inde
|
yanında | عند |
| 20 |
rabbihim
|
Rablerinin | ربب |
| 21 |
zalike
|
işte | - |
| 22 |
huve
|
budur | - |
| 23 |
l-fedlu
|
lutuf | فضل |
| 24 |
l-kebiru
|
büyük | كبر |