Onları, korkuya kapıldıkları zaman bir görsen. Artık kurtuluş yoktur. Yakın bir yerden[1] yakalandılar.
وَلَوْ
şayet
تَرَىٰٓ
bir görsen
إِذْ
zaman
فَزِعُوا۟
telaşa düştükleri
فَلَا
فَوْتَ
hiçbiri kurtulamaz
وَأُخِذُوا۟
ve yakalanmışlardır
مِن
-den
مَّكَانٍ
yer-
قَرِيبٍ
yakın
Ve lev tera iz feziu fe la fevte ve uhızu min mekanin karib.
Kıskıvrak, sıkı sıkıya.