Onu[1] her şeyi ile[2] izleyenler[3] vardır. Allah'ın işinden olarak onu gözetlerler[4]. Kuşkusuz bir halk kendi durumunu değiştirmedikçe, Allah onların durumunu değiştirmez.[5] Ve Allah, kötü bir halka ceza vermeyi istediğinde[6] hiçbir güç bunu engelleyemez. Onlar için O'ndan başka bir veli[7] yoktur.
لَهُ
O(insa)nın vardır
مُعَقِّبَـٰتٌ
izleyenler
مِّن
بَيْنِ
يَدَيْهِ
önünden
وَمِنْ
ve
خَلْفِهِ
arkasından
يَحْفَظُونَهُ
onu korurlar
مِنْ
أَمْرِ
emrinden
ٱللَّهِ ۗ
Allah'ın
إِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
لَا
يُغَيِّرُ
(durumlarını) değiştirmez
مَا
بِقَوْمٍ
bir milet
حَتَّىٰ
sürece
يُغَيِّرُوا۟
değiştirmediği
مَا
بِأَنفُسِهِمْ ۗ
kendi (durumlarını)
وَإِذَآ
zaman
أَرَادَ
istediği
ٱللَّهُ
Allah
بِقَوْمٍ
bir kavme
سُوٓءًا
kötülük
فَلَا
artık yoktur
مَرَدَّ
geri çevirecek
لَهُ ۚ
onu
وَمَا
zaten yoktur
لَهُم
onların
مِّن
دُونِهِ
O'ndan başka
مِن
وَالٍ
koruyucuları
Lehu muakkibatun min beyni yedeyhi ve min halfihi yahfezunehu min emrillah, innallahe la yugayyiru ma bi kavmin hatta yugayyiru ma bi enfusihim, ve iza eradallahu bi kavmin suen fe la meredde leh, ve ma lehum min dunihi min val.
İnsanı.
Kelimesi kelimesine, önünden ve arkasından.
Görevliler.
Yaptığı her şey kayda alırlar.
Bu değişimin yasasıdır. Bir halk, bir toplum özgürlük için mücadele etmeden, içinde bulunduğu siyasal, sosyal, ekonomik, yasal durumu değiştirme çabasını göstermeden, istediği yaşama kavuşmak için gerekeni yapmadan, Allah o toplumun içinde bulunduğu durumu kendiliğinden değiştirmez. Toplum; istediği, arzu ettiği ve beklediği şeyi önce hak etmeli, bunun için de kendisine düşeni yapmalıdır.
Bir toplum yaptığı kötülükler nedeniyle, cezalandırılmayı hak ettiğinde.
Bkz. 11:113. ayetin dipnotu.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
lehu
|
O(insa)nın vardır | - |
| 2 |
muakkibatun
|
izleyenler | عقب |
| 3 |
min
|
- | |
| 4 |
beyni
|
بين | |
| 5 |
yedeyhi
|
önünden | يدي |
| 6 |
ve min
|
ve | - |
| 7 |
halfihi
|
arkasından | خلف |
| 8 |
yehfezunehu
|
onu korurlar | حفظ |
| 9 |
min
|
- | |
| 10 |
emri
|
emrinden | امر |
| 11 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 12 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 13 |
llahe
|
Allah | - |
| 14 |
la
|
- | |
| 15 |
yugayyiru
|
(durumlarını) değiştirmez | غير |
| 16 |
ma
|
- | |
| 17 |
bikavmin
|
bir milet | قوم |
| 18 |
hatta
|
sürece | - |
| 19 |
yugayyiru
|
değiştirmediği | غير |
| 20 |
ma
|
- | |
| 21 |
bienfusihim
|
kendi (durumlarını) | نفس |
| 22 |
ve iza
|
zaman | - |
| 23 |
erade
|
istediği | رود |
| 24 |
llahu
|
Allah | - |
| 25 |
bikavmin
|
bir kavme | قوم |
| 26 |
su'en
|
kötülük | سوا |
| 27 |
fela
|
artık yoktur | - |
| 28 |
meradde
|
geri çevirecek | ردد |
| 29 |
lehu
|
onu | - |
| 30 |
ve ma
|
zaten yoktur | - |
| 31 |
lehum
|
onların | - |
| 32 |
min
|
- | |
| 33 |
dunihi
|
O'ndan başka | دون |
| 34 |
min
|
- | |
| 35 |
valin
|
koruyucuları | ولي |