Meal kök ve ayetlerin bağlantısı sürekli güncelleniyor Nûr 24:40
Veya[1] üzerinde bulutlar olan, üst üste dalgaların kuşattığı derin denizlerdeki karanlığa benzer. Elini göremeyecek kadar, karanlık üstüne karanlık. Allah'ın aydınlığıyla aydınlanmamış bir kimse için başka aydınlık yoktur.
أَوْ
yahut
كَظُلُمَـٰتٍ
karanlıklar gibidir
فِى
içindeki
بَحْرٍ
bir deniz
لُّجِّىٍّ
derin
يَغْشَىٰهُ
ki üstünü örten
مَوْجٌ
bir dalga
مِّن
-nden
فَوْقِهِ
onun üstü-
مَوْجٌ
bir dalga
مِّن
-nden
فَوْقِهِ
onun üstü-
سَحَابٌ ۚ
bir bulut
ظُلُمَـٰتٌ
karanlıklar
بَعْضُهَا
onun biri
فَوْقَ
üstüne
بَعْضٍ
diğerinin
إِذَآ
ne zaman ki
أَخْرَجَ
çıkarsa
يَدَهُ
elini
لَمْ
يَكَدْ
neredeyse
يَرَىٰهَا ۗ
onu dahi göremez
وَمَن
bir kimseye
لَّمْ
يَجْعَلِ
vermemişse
ٱللَّهُ
Allah
لَهُ
ona
نُورًا
bir nur
فَمَا
artık olmaz
لَهُ
onun
مِن
hiçbir
نُّورٍ
nuru
Ev ke zulumatin fi bahrin lucciyyin yagşahu mevcun min fevkıhi mevcun min fevkıhi sehab, zulumatun ba'duha fevka ba'd, iza ahrace yedehu lem yeked yeraha ve men lem yec'alillahu lehu nuren fe ma lehu min nur.
Kafirin içinde bulunduğu durum (24:39).
# Kelime Anlam Kök
1
ev
yahut -
2
kezulumatin
karanlıklar gibidir ظلم
3
fi
içindeki -
4
behrin
bir deniz بحر
5
lucciyyin
derin لجج
6
yegşahu
ki üstünü örten غشو
7
mevcun
bir dalga موج
8
min
-nden -
9
fevkihi
onun üstü- فوق
10
mevcun
bir dalga موج
11
min
-nden -
12
fevkihi
onun üstü- فوق
13
sehabun
bir bulut صحب
14
zulumatun
karanlıklar ظلم
15
bea'duha
onun biri بعد
16
fevka
üstüne فوق
17
bea'din
diğerinin بعد
18
iza
ne zaman ki -
19
ehrace
çıkarsa خرج
20
yedehu
elini يدي
21
lem
-
22
yeked
neredeyse كود
23
yeraha
onu dahi göremez راي
24
ve men
bir kimseye -
25
lem
-
26
yec'ali
vermemişse جعل
27
llahu
Allah -
28
lehu
ona -
29
nuran
bir nur نور
30
fema
artık olmaz -
31
lehu
onun -
32
min
hiçbir -
33
nurin
nuru نور
Bayraktar Bayraklı
Yahut engin bir denizdeki yoğun karanlıklar gibidir. Onu, üst üste dalgalar ve dalgaların üstünde bulutlar örter; karanlıklar üstünde karanlıklar, insan elini dışarı çıkarttığı zaman, neredeyse onu göremez bile. Allah'ın ışık vermediği kimsenin ışığı olmaz.
Mehmet Okuyan
Veya (o kâfirlerin davranışları) derin bir denizdeki yoğun karanlıklar gibidir; (öyle) ki onu dalga üstüne dalga kuşatıyor; üzerinde de (bir) bulut; birbiri üstüne karanlıklar.[1] (İnsan), elini çıkar(ıp bak)sa, neredeyse onu bile göremez. Allah bir kimseye nûr (ışık) vermemişse, artık onun hiçbir nuru olmaz.
Edip Yüksel
Yahut, yoğun bir sisle birlikte dalga üstüne dalganın örttüğü engin bir denizin ortasındaki karanlıklara benzer. Üst üste yığılmış karanlıklar... İnsan elini uzattığı zaman nerdeyse onu bile göremez. ALLAH'ın ışıktan yoksun bıraktığı kimsenin hiçbir ışığı olamaz.
Süleymaniye Vakfı
Onların amelleri, okyanusta oluşan karanlıklara da benzer. Okyanusu dalga üstüne dalga kaplamıştır. Onların üstünde de üst üste kara bulutlar vardır. Elini çıkarsa neredeyse onu bile göremeyecek! Allah'ın aydınlatmadığı kimsede bir aydınlık olmaz[1].
Ali Rıza Safa
Veya engin denizdeki karanlıklar gibidir. Üzerini dalga üstüne dalga kaplar. Onun üzerinde bulutlar vardır; üst üste yığılmış karanlıklar. Elini çıkardığında, neredeyse, onu bile göremez. Çünkü Allah, kime aydınlık vermemişse, onun için artık aydınlık yoktur.[285]
Mustafa İslamoğlu
Veya (onların yapıp ettikleri) bir okyanusun derin karanlıkları gibidir; onu üst üste dalgalar kuşatmıştır, derken üstüne (bir de) kara bulutlar... Birbiri üstüne binmiş, kopkoyu, zifiri karanlıklar... kişi çıkarıp baksa, neredeyse elini dahi göremeyecek durumda: nitekim bir kimseyi Allah aydınlatmamışsa, onun asla aydınlıktan nasibi olamaz!
Yaşar Nuri Öztürk
Onların amelleri, engin denizdeki karanlıklara da benzer. Üst üste dalgaların kapladığı bir deniz. Daha üstünde de bulutlar var. Birbiri üstüne karanlıklar... Elini çıkarsa göremeyecek halde. Allah'ın ışık vermediği kişiye hiçbir ışık bulunamaz.
Ali Bulaç
Ya da (inkar edenlerin amelleri) engin bir denizdeki karanlıklara benzer; onun üstünü bir dalga kaplar, onun üstünde bir dalga, onun da üstünde bir bulut vardır. Bir kısmı bir kısmı üzerinde olan karanlıklar; elini çıkardığında onu bile neredeyse göremeyecek. Allah kime nur vermemişse, artık onun için nur yoktur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ya da (küfredenlerin yaptıkları) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir ki, onu bir dalga bürümüştür; üstünde bir dalga, onun üstünde de bir bulut bulunmaktadır; kısacası üstüste yığılmış karanlıklar. Elini çıkardığı zaman, onu görme ihtimali bile yoktur. Allah, her kime bir aydınlık vermediyse, artık onun için hiçbir aydınlık yoktur.
Muhammed Esed
Yahut (onların yapıp ettikleri) engin bir denizin kopkoyu karanlıkları gibidir; (öyle bir deniz ki) üst üste kopan dalgalar ve tepedeki (kara) bulutlar o karanlığı daha da arttırıyor: kat kat, üst üste karanlıklar..! (öyle ki, ) insan, çıkarıp (baksa), neredeyse kendi elini dahi göremez; öyle ya, Allah'ın aydınlatmadığı kimse için ışık (bulma umudu) yoktur!
Diyanet İşleri
Yahut (inkarcıların küfür içindeki halleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de bulutlar var. Karanlıklar üstüne karanlıklar. İnsan, elini çıkarsa neredeyse onu bile göremez. Kime Allah nur vermezse, onun için nur diye bir şey yoktur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yahud derin bir denizdeki zulümat gibidir, onu bir dalga bürüyor, üstünden bir dalga, üstünden bir bulut, öyle zulümat ki birbiri üstüne, elini çıkardığı vakıt onu görmesi ihtimali yok, her kime de Allah, bir nur yapmamışsa artık onun için hiç nur yoktur
Süleyman Ateş
Yahut (Onların işleri) engin bir denizdeki karanlıklar gibidir: (Bir deniz) Ki üstünü bir dalga, örtüyor, onun üstünden bir dalga onun üstünden de bir bulut (örtmektedir). Birbiri üstüne yığılmış karanlıklar. (İçinde bulunan kimse) Elini çıkarsa neredeyse onu dahi göremez. Allah bir kimseye nur vermemişse artık onun nuru olmaz.
Gültekin Onan
Ya da (inkar edenlerin amelleri) engin bir denizdeki karanlıklara benzer; onun üstünü bir dalga kaplar, onun üstünde bir dalga, onun da üstünde bir bulut vardır. Bir kısmı bir kısmı üzerinde olan karanlıklar; elini çıkardığında onu bile neredeyse göremeyecek. Tanrı kime nur vermemişse, artık onun için nur yoktur.
Hasan Basri Çantay
Yahud (kafirlerin ameli) öyle derin bir denizdeki karanlıklar gibidir ki onu (o denizi) bir dalga kaplayıp bürümekdedir. Bunun üstünde bir dalga, onun üstünde de bir bulut. (Hulasa) birbiri üstüne (yığılmış tabaka tabaka) karanlıklar. (Hani) o (raya düşen bir kimse) elini çıkardığı vakit hemen hemen bunu bile göremez. Allah kime nuur vermemişse artık onun için bir ışık yokdur.
İbni Kesir
Veya engin bir denizdeki karanlıklara benzer. Onun üstünü bir dalga kaplar, onun üstünde bir dalga, onun da üstünde bir bulut vardır. Karanlıklar üstünde karanlıklar. Elini uzattığı zaman; neredeyse onu bile göremez. Allah'ın nur vermediği kimsenin, asla nuru olmaz.
Şaban Piriş
Veya engin bir denizdeki karanlıklar gibidir. Onun üstünü bir dalga örter. Onun üstünü de başka bir dalga. Onun da üstünde bir bulut vardır. Karanlıklar üstünde karanlıklar. Elini çıkarsa, neredeyse onu bile göremez. Allah'ın nur vermediği kimsenin asla bir nuru olamaz.
Ahmed Hulusi
Yahut (onun yaşantısının getirisi), derin bir denizdeki karanlıklar gibidir ki, onu bir dalga kaplar, onun üstüne de başka bir dalga (onu bürür), bu ikinci dalganın üstünde de bulutlar! Birbirinin üstünde karanlıklar! (İçinde bulunan) elini dışarı çıkarsa, neredeyse onu göremez. . . Allah kimde nur (ilim) oluşturmamışsa (artık) onun nuru (ilmi) olmaz!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Yahut, yoğun bir sisle birlikte dalga üstüne dalganın örttüğü engin bir denizin ortasındaki karanlıklara benzer. Üstüste yığılmış karanlıklar... İnsan elini uzattığı zaman nerdeyse onu bile göremez. ALLAH'ın ışıktan yoksun bıraktığı kimsenin hiç birışığı olamaz.
Erhan Aktaş
Veya[1] üzerinde bulutlar olan, üst üste dalgaların kuşattığı derin denizlerdeki karanlığa benzer. Elini göremeyecek kadar, karanlık üstüne karanlık. Allah'ın aydınlığıyla aydınlanmamış bir kimse için başka aydınlık yoktur.
Progressive Muslims
Or like the darkness out in a deep ocean in the midst of violent waves, with waves upon waves and dark clouds. Darkness upon darkness, if he brings out his own hand, he could barely see it. And for whomever God does not make a light, he will have no light.
Sam Gerrans
Or like darkness in a fathomless sea: there covers it a wave, above which is a wave, above which are clouds: — darknesses one above another! — when he holds out his hand, he scarcely sees it. And he for whom God has made no light, there is for him no light.
Aisha Bewley
Or they are like the darkness of a fathomless sea which is covered by waves above which are waves above which are clouds, layers of darkness, one upon the other. If he puts out his hand, he can scarcely see it. Those Allah gives no light to, they have no light.
Rashad Khalifa
Another allegory is that of being in total darkness in the midst of a violent ocean, with waves upon waves, in addition to thick fog. Darkness upon darkness - if he looked at his own hand, he could barely see it. Whomever GOD deprives of light, will have no light.
Edip-Layth
Or like the darkness out in a deep ocean in the midst of violent waves, with waves upon waves and dark clouds. Darkness upon darkness, if he brings out his own hand, he could barely see it. For whomever God does not make a light, he will have no light.