Başkalarını[1] da bulacaksınız hem sizden hem de kendi halklarından güvende olmak isteyen. Fitne ortamı[2] bulduklarında, hemen onun içine baş aşağı dalarlar. Eğer bunlar, sizden uzak durmazlar, sizinle barış yapmaya yanaşmazlarsa, sizden ellerini çekmezlerse onları yakaladığınız yerde, her nerede bulursanız öldürün.[3] İşte bu kimseler hakkında size apaçık bir yetki verdik.
سَتَجِدُونَ
bulacaksınız
ءَاخَرِينَ
başkalarını
يُرِيدُونَ
ister
أَن
يَأْمَنُوكُمْ
sizden emin olmak
وَيَأْمَنُوا۟
ve emin olmak
قَوْمَهُمْ
kendi toplumlarından
كُلَّ
her ne zaman
مَا
ne
رُدُّوٓا۟
götürülseler
إِلَى
ٱلْفِتْنَةِ
fitneye
أُرْكِسُوا۟
başaşağı atılırlar
فِيهَا ۚ
(fitnenin) içine
فَإِن
eğer
لَّمْ
يَعْتَزِلُوكُمْ
sizden uzak durmazlarsa
وَيُلْقُوٓا۟
ve istemezlerse
إِلَيْكُمُ
sizinle
ٱلسَّلَمَ
barış içinde yaşamak
وَيَكُفُّوٓا۟
(saldırıdan) çekmezlerse
أَيْدِيَهُمْ
ellerini
فَخُذُوهُمْ
onları yakalayın
وَٱقْتُلُوهُمْ
ve öldürün
حَيْثُ
nerede
ثَقِفْتُمُوهُمْ ۚ
bulursanız
وَأُو۟لَـٰٓئِكُمْ
işte öylelerine
جَعَلْنَا
verdik
لَكُمْ
size
عَلَيْهِمْ
karşı
سُلْطَـٰنًا
bir yetki
مُّبِينًا
açık
Se tecidune aharine yuridune en ye'menukum ve ye'menu kavmehum. Kullema ruddu ilal fitneti urkisu fiha, fe in lem ya'tezilukum ve yulku ileykumus seleme ve yekuffu eydiyehum fe huzuhum vaktuluhum haysu sekıftumuhum. Ve ulaikum cealna lekum aleyhim sultanen mubina.
Münafık olanlardan.
Ortak koşma, küfre geri dönme.
Bu, Harem bölgesindeki "öldürme yasağından" dolayı, Mü'minlerin öldürme tereddüdünü giderme ile ilgili bir buyruktur.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
setecidune
|
bulacaksınız | وجد |
| 2 |
aharine
|
başkalarını | اخر |
| 3 |
yuridune
|
ister | رود |
| 4 |
en
|
- | |
| 5 |
ye'menukum
|
sizden emin olmak | امن |
| 6 |
ve ye'menu
|
ve emin olmak | امن |
| 7 |
kavmehum
|
kendi toplumlarından | قوم |
| 8 |
kulle
|
her ne zaman | كلل |
| 9 |
ma
|
ne | - |
| 10 |
ruddu
|
götürülseler | ردد |
| 11 |
ila
|
- | |
| 12 |
l-fitneti
|
fitneye | فتن |
| 13 |
urkisu
|
başaşağı atılırlar | ركس |
| 14 |
fiha
|
(fitnenin) içine | - |
| 15 |
fein
|
eğer | - |
| 16 |
lem
|
- | |
| 17 |
yea'tezilukum
|
sizden uzak durmazlarsa | عزل |
| 18 |
ve yulku
|
ve istemezlerse | لقي |
| 19 |
ileykumu
|
sizinle | - |
| 20 |
s-seleme
|
barış içinde yaşamak | سلم |
| 21 |
ve yekuffu
|
(saldırıdan) çekmezlerse | كفف |
| 22 |
eydiyehum
|
ellerini | يدي |
| 23 |
fehuzuhum
|
onları yakalayın | اخذ |
| 24 |
vektuluhum
|
ve öldürün | قتل |
| 25 |
haysu
|
nerede | حيث |
| 26 |
sekiftumuhum
|
bulursanız | ثقف |
| 27 |
ve ulaikum
|
işte öylelerine | - |
| 28 |
cealna
|
verdik | جعل |
| 29 |
lekum
|
size | - |
| 30 |
aleyhim
|
karşı | - |
| 31 |
sultanen
|
bir yetki | سلط |
| 32 |
mubinen
|
açık | بين |