Hata ile olması dışında, bir Mü'min'in bir Mü'min'i öldürmesi olacak şey değildir. Kim, hata ile bir Mü'min'i öldürürse, Mü'min bir rekabeyi[1] özgürlüğüne kavuştursun, ailesi bağışlamadığı takdirde, ölenin ailesine diyet ödesin. Eğer, öldürülen Mü'min; düşmanınız olan bir halka mensupsa, Mü'min bir rekabeyi özgürlüğüne kavuştursun. Eğer, aranızda anlaşma bulunan bir halktansa, ailesine diyet vermek ve Mü'min bir rekabeyi özgürlüğüne kavuşturmak gerekir. Kim bunları bulamazsa, Allah'tan tevbesini kabul etmesi için ardı ardına iki ay siyam[2] yapmalıdır. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
وَمَا
yoktur
كَانَ
لِمُؤْمِنٍ
bir mü'minin
أَن
يَقْتُلَ
öldürmesi
مُؤْمِنًا
bir mü'mini
إِلَّا
dışında
خَطَـًٔا ۚ
yanlışlık
وَمَن
ve kim ki
قَتَلَ
öldürdü
مُؤْمِنًا
bir mü'mini
خَطَـًٔا
yanlışlıkla
فَتَحْرِيرُ
azadetmelidir
رَقَبَةٍ
bir köle
مُّؤْمِنَةٍ
mü'min
وَدِيَةٌ
ve bir diyet
مُّسَلَّمَةٌ
vermelidir
إِلَىٰٓ
أَهْلِهِٓ
ölenin ailesine
إِلَّآ
başka
أَن
يَصَّدَّقُوا۟ ۚ
bağışlamaları
فَإِن
eğer
كَانَ
ise
مِن
-tan
قَوْمٍ
bir topluluk-
عَدُوٍّ
düşmanınız olan
لَّكُمْ
sizin
وَهُوَ
o (öldürülen)
مُؤْمِنٌ
mü'min
فَتَحْرِيرُ
azadetmelidir
رَقَبَةٍ
bir köle
مُّؤْمِنَةٍ ۖ
mü'min
وَإِن
ve eğer
كَانَ
ise
مِن
قَوْمٍ
bir topluluktan
بَيْنَكُمْ
sizinle
وَبَيْنَهُم
kendileri arasında
مِّيثَـٰقٌ
andlaşma bulunan
فَدِيَةٌ
bir diyet
مُّسَلَّمَةٌ
verilecektir
إِلَىٰٓ
أَهْلِهِ
ailesine
وَتَحْرِيرُ
ve azadetmek lazımdır
رَقَبَةٍ
bir köle
مُّؤْمِنَةٍ ۖ
mü'min
فَمَن
kimse
لَّمْ
يَجِدْ
bunları bulamayan
فَصِيَامُ
savm etsin
شَهْرَيْنِ
iki ay
مُتَتَابِعَيْنِ
ardı ardına
تَوْبَةً
tevbesinin kabulü için
مِّنَ
tarafından
ٱللَّهِ ۗ
Allah
وَكَانَ
ٱللَّهُ
Allah
عَلِيمًا
bilendir
حَكِيمًا
hüküm ve hikmet sahibidir
Ve ma kane li mu'minin en yaktule mu'minen illa hataa, ve men katele mu'minen hataen fe tahriru rakabetin mu'minetin ve diyetun musellemetun ila ehlihi illa en yessaddaku. Fe in kane min kavmin aduvvin lekum ve huve mu'minun fe tahriru rakabetin mu'mineh. Ve in kane min kavmin beynekum ve beynehum misakun fe diyetun musellemetun ila ehlihi ve tahriru rakabetin mu'mineh, fe men lem yecid fe sıyamu şehreyni mutetabiayni tevbeten minallah. Ve kanallahu alimen hakima.
Rekabe, özgürlüğüne kavuşmak isteyen köle demektir. Rekabe, boyun demektir; özgürlüğü kısıtlı olan kimseler için kullanılmaktadır. Kelime anlamı olarak; gözetlenmek, gözetlemek, korumak, korunmak anlamlarına gelmektedir. Vahiy, köleliği ilk yıllarında gündemine almış ve tamamıyla kaldırmak, yok etmek sürecini başlatmıştır. Köle edinmenin tek yolu savaş esirleriydi. 47:4. Ayeti ile bu yol tamamıyla kapatılarak bu süreç tamamlanmış, kölelik sona erdirilmiştir.
Oruç tutmalıdır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve ma
|
yoktur | - |
| 2 |
kane
|
كون | |
| 3 |
limu'minin
|
bir mü'minin | امن |
| 4 |
en
|
- | |
| 5 |
yektule
|
öldürmesi | قتل |
| 6 |
mu'minen
|
bir mü'mini | امن |
| 7 |
illa
|
dışında | - |
| 8 |
hataen
|
yanlışlık | خطا |
| 9 |
ve men
|
ve kim ki | - |
| 10 |
katele
|
öldürdü | قتل |
| 11 |
mu'minen
|
bir mü'mini | امن |
| 12 |
hataen
|
yanlışlıkla | خطا |
| 13 |
fetehriru
|
azadetmelidir | حرر |
| 14 |
rakabetin
|
bir köle | رقب |
| 15 |
mu'minetin
|
mü'min | امن |
| 16 |
ve diyetun
|
ve bir diyet | ودي |
| 17 |
musellemetun
|
vermelidir | سلم |
| 18 |
ila
|
- | |
| 19 |
ehlihi
|
ölenin ailesine | اهل |
| 20 |
illa
|
başka | - |
| 21 |
en
|
- | |
| 22 |
yessaddeku
|
bağışlamaları | صدق |
| 23 |
fein
|
eğer | - |
| 24 |
kane
|
ise | كون |
| 25 |
min
|
-tan | - |
| 26 |
kavmin
|
bir topluluk- | قوم |
| 27 |
aduvvin
|
düşmanınız olan | عدو |
| 28 |
lekum
|
sizin | - |
| 29 |
ve huve
|
o (öldürülen) | - |
| 30 |
mu'minun
|
mü'min | امن |
| 31 |
fetehriru
|
azadetmelidir | حرر |
| 32 |
rakabetin
|
bir köle | رقب |
| 33 |
mu'minetin
|
mü'min | امن |
| 34 |
ve in
|
ve eğer | - |
| 35 |
kane
|
ise | كون |
| 36 |
min
|
- | |
| 37 |
kavmin
|
bir topluluktan | قوم |
| 38 |
beynekum
|
sizinle | بين |
| 39 |
ve beynehum
|
kendileri arasında | بين |
| 40 |
misakun
|
andlaşma bulunan | وثق |
| 41 |
fediyetun
|
bir diyet | ودي |
| 42 |
musellemetun
|
verilecektir | سلم |
| 43 |
ila
|
- | |
| 44 |
ehlihi
|
ailesine | اهل |
| 45 |
ve tehriru
|
ve azadetmek lazımdır | حرر |
| 46 |
rakabetin
|
bir köle | رقب |
| 47 |
mu'minetin
|
mü'min | امن |
| 48 |
fe men
|
kimse | - |
| 49 |
lem
|
- | |
| 50 |
yecid
|
bunları bulamayan | وجد |
| 51 |
fesiyamu
|
savm etsin | صوم |
| 52 |
şehrayni
|
iki ay | شهر |
| 53 |
mutetabiayni
|
ardı ardına | تبع |
| 54 |
tevbeten
|
tevbesinin kabulü için | توب |
| 55 |
mine
|
tarafından | - |
| 56 |
llahi
|
Allah | - |
| 57 |
ve kane
|
كون | |
| 58 |
llahu
|
Allah | - |
| 59 |
alimen
|
bilendir | علم |
| 60 |
hakimen
|
hüküm ve hikmet sahibidir | حكم |