Sizden kim muhsenat[1] Mü'min kadınlarla evlenecek güce sahip değilse, yeminle sahip olduğunuz[2] Mü'min genç kadınlarla evlensin. Allah, imanınızı en iyi bilendir.[3] Sizler, birbirinizdensiniz. O halde iffetli, edepli, hayasızlık etmeyen ve gizli dost edinmemiş olanlarla; sorumlularının izni ve ücretlerini meşru bir şekilde vererek evlenin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınlara verilen cezanın yarısı verilir. Bu içinizden günaha girme korkusu taşıyanlar içindir. Ancak sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
وَمَن
ve kimse
لَّمْ
يَسْتَطِعْ
gücü yetmeyen
مِنكُمْ
içinizden
طَوْلًا
mali güce
أَن
يَنكِحَ
evlenmek için
ٱلْمُحْصَنَـٰتِ
hür kadınlarla
ٱلْمُؤْمِنَـٰتِ
inanmış
فَمِن
مَّا
مَلَكَتْ
malik olduklarınız
أَيْمَـٰنُكُم
yeminlerinizle
مِّن
-dan (alsın)
فَتَيَـٰتِكُمُ
genç kızlarınız-
ٱلْمُؤْمِنَـٰتِ ۚ
inanmış
وَٱللَّهُ
Allah
أَعْلَمُ
daha iyi bilir
بِإِيمَـٰنِكُم ۚ
sizin imanınızı
بَعْضُكُم
hepiniz
مِّن
-densiniz
بَعْضٍ ۚ
birbiriniz-
فَٱنكِحُوهُنَّ
öyle ise onlarla evlenin
بِإِذْنِ
izniyle
أَهْلِهِنَّ
ailelerinin
وَءَاتُوهُنَّ
ve verin
أُجُورَهُنَّ
ücretlerini (mehirlerini)
بِٱلْمَعْرُوفِ
güzelce
مُحْصَنَـٰتٍ
iffetli yaşamaları
غَيْرَ
مُسَـٰفِحَـٰتٍ
zina etmemeleri
وَلَا
مُتَّخِذَٰتِ
ve (gizli) edinmemeleri
أَخْدَانٍ ۚ
dost
فَإِذَآ
iken
أُحْصِنَّ
evli
فَإِنْ
eğer
أَتَيْنَ
yaparlarsa
بِفَـٰحِشَةٍ
fuhuş
فَعَلَيْهِنَّ
onlara
نِصْفُ
yarısı (uygulanır)
مَا
عَلَى
üzerine
ٱلْمُحْصَنَـٰتِ
hür kadınlar
مِنَ
ٱلْعَذَابِ ۚ
yapılan işkencenin
ذَٰلِكَ
bu
لِمَنْ
içindir
خَشِىَ
korkanlar
ٱلْعَنَتَ
sıkıntıya düşmekten
مِنكُمْ ۚ
içinizden
وَأَن
fakat
تَصْبِرُوا۟
sabretmeniz
خَيْرٌ
daha iyidir
لَّكُمْ ۗ
sizin için
وَٱللَّهُ
Allah
غَفُورٌ
bağışlayandır
رَّحِيمٌ
esirgeyendir
Ve men lem yestetı' minkum tavlen en yenkıhal muhsanatil mu'minati fe min ma meleket eymanukum min feteyatikumul mu'minat. Vallahu a'lemu bi imanikum. Ba'dukum min ba'd, fenkihuhunne bi izni ehlihinne ve atuhunne ucurehunne bil ma'rufi muhsanatin gayra musafihatin ve la muttehızati ahdan, fe iza uhsinne fe in eteyne bi fahışetin fe aleyhinne nısfu ma alal muhsanati minel azab. Zalike li men haşiyel anete minkum. Ve en tasbiru hayrun lekum. Vallahu gafurun rahim.
Hür kadınlarla (4:24. ayetin dipnotu).
Bkz. 4:3 ayetin 6. dipnotu.
Sosyal konumu tercih etmek yerine imanlı olmayı tercih edin.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve men
|
ve kimse | - |
| 2 |
lem
|
- | |
| 3 |
yestetia'
|
gücü yetmeyen | طوع |
| 4 |
minkum
|
içinizden | - |
| 5 |
tavlen
|
mali güce | طول |
| 6 |
en
|
- | |
| 7 |
yenkiha
|
evlenmek için | نكح |
| 8 |
l-muhsanati
|
hür kadınlarla | حسن |
| 9 |
l-mu'minati
|
inanmış | امن |
| 10 |
femin
|
- | |
| 11 |
ma
|
- | |
| 12 |
meleket
|
malik olduklarınız | ملك |
| 13 |
eymanukum
|
yeminlerinizle | يمن |
| 14 |
min
|
-dan (alsın) | - |
| 15 |
feteyatikumu
|
genç kızlarınız- | فتي |
| 16 |
l-mu'minati
|
inanmış | امن |
| 17 |
vallahu
|
Allah | - |
| 18 |
ea'lemu
|
daha iyi bilir | علم |
| 19 |
biimanikum
|
sizin imanınızı | امن |
| 20 |
bea'dukum
|
hepiniz | بعض |
| 21 |
min
|
-densiniz | - |
| 22 |
bea'din
|
birbiriniz- | بعض |
| 23 |
fenkihuhunne
|
öyle ise onlarla evlenin | نكح |
| 24 |
biizni
|
izniyle | اذن |
| 25 |
ehlihinne
|
ailelerinin | اهل |
| 26 |
ve atuhunne
|
ve verin | اتي |
| 27 |
ucurahunne
|
ücretlerini (mehirlerini) | اجر |
| 28 |
bil-mea'rufi
|
güzelce | عرف |
| 29 |
muhsanatin
|
iffetli yaşamaları | حسن |
| 30 |
gayra
|
غير | |
| 31 |
musafihatin
|
zina etmemeleri | سفح |
| 32 |
ve la
|
- | |
| 33 |
muttehizati
|
ve (gizli) edinmemeleri | اخذ |
| 34 |
ehdanin
|
dost | خدن |
| 35 |
feiza
|
iken | - |
| 36 |
uhsinne
|
evli | حسن |
| 37 |
fe in
|
eğer | - |
| 38 |
eteyne
|
yaparlarsa | اتي |
| 39 |
bifahişetin
|
fuhuş | فحش |
| 40 |
fealeyhinne
|
onlara | - |
| 41 |
nisfu
|
yarısı (uygulanır) | نصف |
| 42 |
ma
|
- | |
| 43 |
ala
|
üzerine | - |
| 44 |
l-muhsanati
|
hür kadınlar | حسن |
| 45 |
mine
|
- | |
| 46 |
l-azabi
|
yapılan işkencenin | عذب |
| 47 |
zalike
|
bu | - |
| 48 |
limen
|
içindir | - |
| 49 |
haşiye
|
korkanlar | خشي |
| 50 |
l-anete
|
sıkıntıya düşmekten | عنت |
| 51 |
minkum
|
içinizden | - |
| 52 |
ve en
|
fakat | - |
| 53 |
tesbiru
|
sabretmeniz | صبر |
| 54 |
hayrun
|
daha iyidir | خير |
| 55 |
lekum
|
sizin için | - |
| 56 |
vallahu
|
Allah | - |
| 57 |
gafurun
|
bağışlayandır | غفر |
| 58 |
rahimun
|
esirgeyendir | رحم |