Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir halka dönenleri[1] görüyor musun? Aslında onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
أَلَمْ
تَرَ
görmedin mi?
إِلَى
ٱلَّذِينَ
kimseleri
تَوَلَّوْا۟
dost edinen(leri)
قَوْمًا
bir topluluğu
غَضِبَ
gazabettiği
ٱللَّهُ
Allah'ın
عَلَيْهِم
kendilerine
مَّا
değildir
هُم
onlar
مِّنكُمْ
sizden
وَلَا
ve değildir
مِنْهُمْ
onlardan
وَيَحْلِفُونَ
ve yemin ediyorlar
عَلَى
üzere
ٱلْكَذِبِ
yalan
وَهُمْ
ve onlar
يَعْلَمُونَ
bilerek
E lem tere ilellezine tevellev kavmen gadıballahu aleyhim, ma hum minkum ve la minhum ve yahlifune alel kezibi ve hum ya'lemun.
Onları kendilerine gözetleyici, yardımcı, koruyucu ve yönetici yapanları.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
elem
|
- | |
| 2 |
tera
|
görmedin mi? | راي |
| 3 |
ila
|
- | |
| 4 |
ellezine
|
kimseleri | - |
| 5 |
tevellev
|
dost edinen(leri) | ولي |
| 6 |
kavmen
|
bir topluluğu | قوم |
| 7 |
gadibe
|
gazabettiği | غضب |
| 8 |
llahu
|
Allah'ın | - |
| 9 |
aleyhim
|
kendilerine | - |
| 10 |
ma
|
değildir | - |
| 11 |
hum
|
onlar | - |
| 12 |
minkum
|
sizden | - |
| 13 |
ve la
|
ve değildir | - |
| 14 |
minhum
|
onlardan | - |
| 15 |
ve yehlifune
|
ve yemin ediyorlar | حلف |
| 16 |
ala
|
üzere | - |
| 17 |
l-kezibi
|
yalan | كذب |
| 18 |
vehum
|
ve onlar | - |
| 19 |
yea'lemune
|
bilerek | علم |