İçinde, Allah'ın hükmünün[1] bulunduğu Tevrat yanlarında olduğu halde, nasıl olur da sana hüküm verdiriyorlar? Sonra da o hükümden döneklik ediyorlar. Onlar, aslında inanmış değiller.
وَكَيْفَ
ve nasıl
يُحَكِّمُونَكَ
seni hakem yapıyorlar
وَعِندَهُمُ
yanlarında dururken
ٱلتَّوْرَىٰةُ
Tevrat
فِيهَا
içinde bulunan
حُكْمُ
hükmü
ٱللَّهِ
Allah'ın
ثُمَّ
sonra
يَتَوَلَّوْنَ
dönüyorlar
مِن
بَعْدِ
sonra da
ذَٰلِكَ ۚ
ondan
وَمَآ
değillerdir
أُو۟لَـٰٓئِكَ
onlar
بِٱلْمُؤْمِنِينَ
inanıyor
Ve keyfe yuhakkimuneke ve indehumut tevratu fiha hukmullahi summe yetevellevne min ba'di zalik ve ma ulaike bil mu'minin.
Kısas hükmü.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
vekeyfe
|
ve nasıl | كيف |
| 2 |
yuhakkimuneke
|
seni hakem yapıyorlar | حكم |
| 3 |
veindehumu
|
yanlarında dururken | عند |
| 4 |
t-tevratu
|
Tevrat | - |
| 5 |
fiha
|
içinde bulunan | - |
| 6 |
hukmu
|
hükmü | حكم |
| 7 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 8 |
summe
|
sonra | - |
| 9 |
yetevellevne
|
dönüyorlar | ولي |
| 10 |
min
|
- | |
| 11 |
bea'di
|
sonra da | بعد |
| 12 |
zalike
|
ondan | - |
| 13 |
ve ma
|
değillerdir | - |
| 14 |
ulaike
|
onlar | - |
| 15 |
bil-mu'minine
|
inanıyor | امن |