Kuşkusuz, Biz, doğru yola iletici ve aydınlatıcı olan Tevrat'ı indirdik. Teslim olmuş Yahudiler için Nebiler onunla hüküm veriyorlardı. Rabbaniler[1] ve ahbar[2] olanlar da Allah'ın kitabından ezberletilmiş olmasından dolayı, ona tanıklık ediyorlardı. Öyleyse siz insanlardan değil, Bana karşı gelmekten sakının. Benim ayetlerimi az bir bedele değişmeyin! Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, Kafirlerin[3] ta kendileridirler.
إِنَّآ
gerçekten
أَنزَلْنَا
biz indirdik
ٱلتَّوْرَىٰةَ
Tevrat'ı
فِيهَا
onda vardır
هُدًى
yol gösterme
وَنُورٌ ۚ
ve nur
يَحْكُمُ
hüküm verirlerdi
بِهَا
onunla
ٱلنَّبِيُّونَ
nebiler
ٱلَّذِينَ
öyle ki
أَسْلَمُوا۟
İslam olmuş
لِلَّذِينَ
kimselere
هَادُوا۟
yahudi(lere)
وَٱلرَّبَّـٰنِيُّونَ
ve Rabbanilere
وَٱلْأَحْبَارُ
ve alimlere
بِمَا
dolayı
ٱسْتُحْفِظُوا۟
korumakla görevlendirildiklerinden
مِن
كِتَـٰبِ
Kitabını
ٱللَّهِ
Allah'ın
وَكَانُوا۟
idiler
عَلَيْهِ
onun üzerine
شُهَدَآءَ ۚ
şahitler
فَلَا
تَخْشَوُا۟
korkmayın
ٱلنَّاسَ
insanlardan
وَٱخْشَوْنِ
benden korkun
وَلَا
تَشْتَرُوا۟
ve satmayın
بِـَٔايَـٰتِى
benim ayetlerimi
ثَمَنًا
bir paraya
قَلِيلًا ۚ
azıcık
وَمَن
ve kim
لَّمْ
يَحْكُم
hükmetmezse
بِمَآ
ile
أَنزَلَ
indirdiği
ٱللَّهُ
Allah'ın
فَأُو۟لَـٰٓئِكَ
işte
هُمُ
onlar
ٱلْكَـٰفِرُونَ
kafirlerdir
İnna enzelnet tevrate fiha huden ve nur, yahkumu bihen nebiyyunellezine eslemu lillezine hadu ver rabbaniyyune vel ahbaru bimestuhfizu min kitabillahi ve kanu aleyhi şuhedae, fe la tahşevun nase vahşevni ve la teşteru bi ayati semenen kalila ve men lem yahkum bima enzelallahu fe ulaike humul kafirun.
Rabb'e adanmış olanlar.
Din bilginleri, haber getiren.
Nankörlerin.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
inna
|
gerçekten | - |
| 2 |
enzelna
|
biz indirdik | نزل |
| 3 |
t-tevrate
|
Tevrat'ı | - |
| 4 |
fiha
|
onda vardır | - |
| 5 |
huden
|
yol gösterme | هدي |
| 6 |
ve nurun
|
ve nur | نور |
| 7 |
yehkumu
|
hüküm verirlerdi | حكم |
| 8 |
biha
|
onunla | - |
| 9 |
n-nebiyyune
|
nebiler | نبا |
| 10 |
ellezine
|
öyle ki | - |
| 11 |
eslemu
|
İslam olmuş | سلم |
| 12 |
lillezine
|
kimselere | - |
| 13 |
hadu
|
yahudi(lere) | هود |
| 14 |
ve rrabbaniyyune
|
ve Rabbanilere | ربب |
| 15 |
vel'ehbaru
|
ve alimlere | حبر |
| 16 |
bima
|
dolayı | - |
| 17 |
stuhfizu
|
korumakla görevlendirildiklerinden | حفظ |
| 18 |
min
|
- | |
| 19 |
kitabi
|
Kitabını | كتب |
| 20 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 21 |
ve kanu
|
idiler | كون |
| 22 |
aleyhi
|
onun üzerine | - |
| 23 |
şuheda'e
|
şahitler | شهد |
| 24 |
fela
|
- | |
| 25 |
tehşevu
|
korkmayın | خشي |
| 26 |
n-nase
|
insanlardan | نوس |
| 27 |
vehşevni
|
benden korkun | خشي |
| 28 |
ve la
|
- | |
| 29 |
teşteru
|
ve satmayın | شري |
| 30 |
biayati
|
benim ayetlerimi | ايي |
| 31 |
semenen
|
bir paraya | ثمن |
| 32 |
kalilen
|
azıcık | قلل |
| 33 |
ve men
|
ve kim | - |
| 34 |
lem
|
- | |
| 35 |
yehkum
|
hükmetmezse | حكم |
| 36 |
bima
|
ile | - |
| 37 |
enzele
|
indirdiği | نزل |
| 38 |
llahu
|
Allah'ın | - |
| 39 |
feulaike
|
işte | - |
| 40 |
humu
|
onlar | - |
| 41 |
l-kafirune
|
kafirlerdir | كفر |