Yalan uydurmak için can kulağı ile dinlerler ve sürekli suhtla[1] geçinirler. Eğer hüküm vermen için sana gelirlerse, aralarında hüküm ver veya onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen sana hiçbir zarar veremezler. Ve eğer hüküm verirsen, aralarında hakkaniyetle hüküm ver. Kuşkusuz, Allah, hakkaniyetli olanları sever.
سَمَّـٰعُونَ
kulak verirler
لِلْكَذِبِ
yalana
أَكَّـٰلُونَ
yerler
لِلسُّحْتِ ۚ
haram
فَإِن
eğer
جَآءُوكَ
sana gelirlerse
فَٱحْكُم
hüküm ver
بَيْنَهُمْ
aralarında
أَوْ
yada
أَعْرِضْ
yüz çevir
عَنْهُمْ ۖ
onlardan
وَإِن
eğer
تُعْرِضْ
yüz çevirirsen
عَنْهُمْ
onlardan
فَلَن
asla
يَضُرُّوكَ
sana zarar veremezler
شَيْـًٔا ۖ
hiçbir
وَإِنْ
ve eğer
حَكَمْتَ
hüküm verirsen
فَٱحْكُم
hüküm ver
بَيْنَهُم
aralarında
بِٱلْقِسْطِ ۚ
adaletle
إِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
يُحِبُّ
sever
ٱلْمُقْسِطِينَ
adalet yapanları
Semmaune lil kezibi ekkalune lis suht fe in cauke fahkum beynehum ev a'rıd anhum, ve in tu'rıd anhum fe len yedurruke şey'a ve in hakemte fahkum beynehum bil kıst innallahe yuhıbbul muksıtin.
Haram kazanç, meşru olmayan kazançların tamamı, her türlü yolsuzluk.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
semmaune
|
kulak verirler | سمع |
| 2 |
lilkezibi
|
yalana | كذب |
| 3 |
ekkalune
|
yerler | اكل |
| 4 |
lissuhti
|
haram | سحت |
| 5 |
fein
|
eğer | - |
| 6 |
ca'uke
|
sana gelirlerse | جيا |
| 7 |
fehkum
|
hüküm ver | حكم |
| 8 |
beynehum
|
aralarında | بين |
| 9 |
ev
|
yada | - |
| 10 |
ea'rid
|
yüz çevir | عرض |
| 11 |
anhum
|
onlardan | - |
| 12 |
ve in
|
eğer | - |
| 13 |
tua'rid
|
yüz çevirirsen | عرض |
| 14 |
anhum
|
onlardan | - |
| 15 |
felen
|
asla | - |
| 16 |
yedurruke
|
sana zarar veremezler | ضرر |
| 17 |
şey'en
|
hiçbir | شيا |
| 18 |
ve in
|
ve eğer | - |
| 19 |
hakemte
|
hüküm verirsen | حكم |
| 20 |
fehkum
|
hüküm ver | حكم |
| 21 |
beynehum
|
aralarında | بين |
| 22 |
bil-kisti
|
adaletle | قسط |
| 23 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 24 |
llahe
|
Allah | - |
| 25 |
yuhibbu
|
sever | حبب |
| 26 |
l-muksitine
|
adalet yapanları | قسط |