Ve seslendiğimiz zaman, Tur'un yanında da değildin. Fakat senden önce, kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan halkı uyarman için, seni Rabb'inden bir rahmet olarak gönderdik. Umulur ki öğüt alırlar.
وَمَا
ve
كُنتَ
sen değildin
بِجَانِبِ
yanında
ٱلطُّورِ
Tur'un
إِذْ
zaman
نَادَيْنَا
seslendiğimiz
وَلَـٰكِن
fakat
رَّحْمَةً
bir rahmet olarak
مِّن
-nden
رَّبِّكَ
Rabbi-
لِتُنذِرَ
uyarasın diye
قَوْمًا
toplumu
مَّآ
أَتَىٰهُم
kendilerine gelmemiş olan
مِّن
hiç
نَّذِيرٍ
bir uyarıcı
مِّن
قَبْلِكَ
senden önce
لَعَلَّهُمْ
belki
يَتَذَكَّرُونَ
düşünüp öğüt alırlar
Ve ma kunte bi canibit turi iz nadeyna, ve lakin rahmeten min rabbike li tunzire kavmen ma etahum min nezirin min kablike leallehum yetezekkerun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve ma
|
ve | - |
| 2 |
kunte
|
sen değildin | كون |
| 3 |
bicanibi
|
yanında | جنب |
| 4 |
t-turi
|
Tur'un | طور |
| 5 |
iz
|
zaman | - |
| 6 |
nadeyna
|
seslendiğimiz | ندو |
| 7 |
velakin
|
fakat | - |
| 8 |
rahmeten
|
bir rahmet olarak | رحم |
| 9 |
min
|
-nden | - |
| 10 |
rabbike
|
Rabbi- | ربب |
| 11 |
litunzira
|
uyarasın diye | نذر |
| 12 |
kavmen
|
toplumu | قوم |
| 13 |
ma
|
- | |
| 14 |
etahum
|
kendilerine gelmemiş olan | اتي |
| 15 |
min
|
hiç | - |
| 16 |
nezirin
|
bir uyarıcı | نذر |
| 17 |
min
|
- | |
| 18 |
kablike
|
senden önce | قبل |
| 19 |
leallehum
|
belki | - |
| 20 |
yetezekkerune
|
düşünüp öğüt alırlar | ذكر |