İman edip, hicret edenler, malları ve canları ile Allah yolunda cihat edenler, barındırıp yardım edenler; işte onlar birbirlerinin velileridirler. İman edip de hicret etmeyenlere gelince, hicret edinceye kadar onların velayetinden[1] size bir şey yoktur. Eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, onlara yardım etmek üzerinize borçtur. Ancak aranızda anlaşma bulunan bir halkın aleyhine olursa, o bu hükmün dışındadır. Allah, yaptığınız her şeyi görmektedir.
إِنَّ
şüphesiz
ٱلَّذِينَ
onlar ki
ءَامَنُوا۟
inandılar
وَهَاجَرُوا۟
ve hicret ettiler
وَجَـٰهَدُوا۟
ve savaştılar
بِأَمْوَٰلِهِمْ
mallarıyla
وَأَنفُسِهِمْ
ve canlarıyla
فِى
سَبِيلِ
yolunda
ٱللَّهِ
Allah
وَٱلَّذِينَ
ve onlar ki
ءَاوَوا۟
barındırdılar
وَّنَصَرُوٓا۟
ve yardım ettiler
أُو۟لَـٰٓئِكَ
işte onlar
بَعْضُهُمْ
bir kısmı
أَوْلِيَآءُ
velisidir
بَعْضٍ ۚ
bir kısmının
وَٱلَّذِينَ
ve kimseler
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
وَلَمْ
ve
يُهَاجِرُوا۟
hicret etmeyenler
مَا
yoktur
لَكُم
size
مِّن
-nden
وَلَـٰيَتِهِم
onların velayeti-
مِّن
شَىْءٍ
bir şey
حَتَّىٰ
kadar
يُهَاجِرُوا۟ ۚ
onlar hicret edinceye
وَإِنِ
fakat
ٱسْتَنصَرُوكُمْ
yardım isterlerse
فِى
ٱلدِّينِ
dinde
فَعَلَيْكُمُ
sizin üzerinize borçtur
ٱلنَّصْرُ
yardım etmeniz
إِلَّا
yalnız olmaz
عَلَىٰ
karşı
قَوْمٍ
bir topluma
بَيْنَكُمْ
aranızda
وَبَيْنَهُم
ve aralarında
مِّيثَـٰقٌ ۗ
andlaşma bulunan
وَٱللَّهُ
Allah
بِمَا
تَعْمَلُونَ
yaptıklarınızı
بَصِيرٌ
görmektedir
İnnellezine amenu ve haceru ve cahedu bi emvalihim ve enfusihim fi sebilillahi vellezine avev ve nasaru ulaike ba'duhum evliyau ba'd, vellezine amenu ve lem yuhaciru ma lekum min velayetihim min şey'in hatta yuhaciru, ve inistensarukum fid dini fe aleykumun nasru illa ala kavmin beynekum ve beynehum misak, vallahu bima ta'melune basir.
Yakın olma, yanında olma, kollayıp gözetme.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 2 |
ellezine
|
onlar ki | - |
| 3 |
amenu
|
inandılar | امن |
| 4 |
ve haceru
|
ve hicret ettiler | حجر |
| 5 |
ve cahedu
|
ve savaştılar | جهد |
| 6 |
biemvalihim
|
mallarıyla | مول |
| 7 |
ve enfusihim
|
ve canlarıyla | نفس |
| 8 |
fi
|
- | |
| 9 |
sebili
|
yolunda | سبل |
| 10 |
llahi
|
Allah | - |
| 11 |
vellezine
|
ve onlar ki | - |
| 12 |
avev
|
barındırdılar | اوي |
| 13 |
ve nesaru
|
ve yardım ettiler | نصر |
| 14 |
ulaike
|
işte onlar | - |
| 15 |
bea'duhum
|
bir kısmı | بعض |
| 16 |
evliya'u
|
velisidir | ولي |
| 17 |
bea'din
|
bir kısmının | بعض |
| 18 |
vellezine
|
ve kimseler | - |
| 19 |
amenu
|
inanan(lar) | امن |
| 20 |
velem
|
ve | - |
| 21 |
yuhaciru
|
hicret etmeyenler | حجر |
| 22 |
ma
|
yoktur | - |
| 23 |
lekum
|
size | - |
| 24 |
min
|
-nden | - |
| 25 |
velayetihim
|
onların velayeti- | ولي |
| 26 |
min
|
- | |
| 27 |
şey'in
|
bir şey | شيا |
| 28 |
hatta
|
kadar | - |
| 29 |
yuhaciru
|
onlar hicret edinceye | حجر |
| 30 |
ve ini
|
fakat | - |
| 31 |
stensarukum
|
yardım isterlerse | نصر |
| 32 |
fi
|
- | |
| 33 |
d-dini
|
dinde | دين |
| 34 |
fealeykumu
|
sizin üzerinize borçtur | - |
| 35 |
n-nesru
|
yardım etmeniz | نصر |
| 36 |
illa
|
yalnız olmaz | - |
| 37 |
ala
|
karşı | - |
| 38 |
kavmin
|
bir topluma | قوم |
| 39 |
beynekum
|
aranızda | بين |
| 40 |
ve beynehum
|
ve aralarında | بين |
| 41 |
misakun
|
andlaşma bulunan | وثق |
| 42 |
vallahu
|
Allah | - |
| 43 |
bima
|
- | |
| 44 |
tea'melune
|
yaptıklarınızı | عمل |
| 45 |
besirun
|
görmektedir | بصر |