وَٱلَّذِينَ
kimseler
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
بَعْضُهُمْ
bazıları
أَوْلِيَآءُ
velisidirler
بَعْضٍ ۚ
diğerlerinin
إِلَّا
تَفْعَلُوهُ
eğer bunu yapmazsanız
تَكُن
olur
فِتْنَةٌ
fitne
فِى
ٱلْأَرْضِ
yeryüzünde
وَفَسَادٌ
ve bir kargaşa
كَبِيرٌ
büyük
Vellezine keferu ba'duhum evliyau ba'd, illa tef'aluhu tekun fitnetun fil ardı ve fesadun kebir.
Koruyucu, yardımcı, yönlendirici, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" kelimelerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu kelimeler, ahlaki anlamdaki dostluğu değil; siyasi anlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" kelimesini kullanmaktadır (Bkz. 2:254; 4:125; 17:73; 25:28). Allah'ın isimlerinden olan "El-Veli; Sahip Çıkan, Koruyan, Gözeten, Destek Olan." demektir.
Siz de birbirinizin evliyaları olmazsanız.
Baskı ve zulüm.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
vellezine
|
kimseler | - |
| 2 |
keferu
|
inkar eden(ler) | كفر |
| 3 |
bea'duhum
|
bazıları | بعض |
| 4 |
evliya'u
|
velisidirler | ولي |
| 5 |
bea'din
|
diğerlerinin | بعض |
| 6 |
illa
|
- | |
| 7 |
tef'aluhu
|
eğer bunu yapmazsanız | فعل |
| 8 |
tekun
|
olur | كون |
| 9 |
fitnetun
|
fitne | فتن |
| 10 |
fi
|
- | |
| 11 |
l-erdi
|
yeryüzünde | ارض |
| 12 |
ve fesadun
|
ve bir kargaşa | فسد |
| 13 |
kebirun
|
büyük | كبر |