Allah'ın yanı sıra yöneldiklerine hakaret etmeyin ki onlar da hadlerini aşarak cahillikle Allah'a hakaret etmesinler. Her ümmetin yaptıklarını, kendilerine süslü gösterdik. Sonra Rabb'lerine döneceklerdir. O, onlara yaptıklarını haber verecektir.[1]
وَلَا
تَسُبُّوا۟
sövmeyin ki
ٱلَّذِينَ
kimselere
يَدْعُونَ
yalvardıkların
مِن
دُونِ
başka
ٱللَّهِ
Allah'tan
فَيَسُبُّوا۟
onlar da sövmesinler
ٱللَّهَ
Allah'a
عَدْوًا
taşkınlıkla
بِغَيْرِ
عِلْمٍ ۗ
bilmeyerek
كَذَٰلِكَ
böyle
زَيَّنَّا
biz süslü gösterdik
لِكُلِّ
her
أُمَّةٍ
ümmete
عَمَلَهُمْ
yaptıkları işi
ثُمَّ
sonunda
إِلَىٰ
رَبِّهِم
Rablerinedir
مَّرْجِعُهُمْ
dönüşleri
فَيُنَبِّئُهُم
O haber verecektir
بِمَا
şeyleri
كَانُوا۟
oldukları
يَعْمَلُونَ
yapmış
Ve la tesubbullezine yed'une min dunillahi fe yesubbullahe adven bi gayri ilm, kezalike zeyyenna li kulli ummetin amelehum summe ila rabbihim merciuhum fe yunebbiuhum bima kanu ya'melun.
Ayette de görüldüğü gibi Müslimler kesinlikle hakaret dili kullanamazlar. Allah, inancı düşüncesi ve kimliği ne olursa olsun hiç kimseye hakaret edilmesini uygun görmemektedir. Hakaret etmek, hakaret edilmeyi uygun görmek demektir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve la
|
- | |
| 2 |
tesubbu
|
sövmeyin ki | سبب |
| 3 |
ellezine
|
kimselere | - |
| 4 |
yed'une
|
yalvardıkların | دعو |
| 5 |
min
|
- | |
| 6 |
duni
|
başka | دون |
| 7 |
llahi
|
Allah'tan | - |
| 8 |
feyesubbu
|
onlar da sövmesinler | سبب |
| 9 |
llahe
|
Allah'a | - |
| 10 |
adven
|
taşkınlıkla | عدو |
| 11 |
bigayri
|
غير | |
| 12 |
ilmin
|
bilmeyerek | علم |
| 13 |
kezalike
|
böyle | - |
| 14 |
zeyyenna
|
biz süslü gösterdik | زين |
| 15 |
likulli
|
her | كلل |
| 16 |
ummetin
|
ümmete | امم |
| 17 |
amelehum
|
yaptıkları işi | عمل |
| 18 |
summe
|
sonunda | - |
| 19 |
ila
|
- | |
| 20 |
rabbihim
|
Rablerinedir | ربب |
| 21 |
merciuhum
|
dönüşleri | رجع |
| 22 |
feyunebbiuhum
|
O haber verecektir | نبا |
| 23 |
bima
|
şeyleri | - |
| 24 |
kanu
|
oldukları | كون |
| 25 |
yea'melune
|
yapmış | عمل |