İşte o Resuller ki her birine farklı lütuflarda bulunduk. Allah, onların kimisi ile konuşmuş, kimisinin de derecelerini yükseltmiştir. Meryem Oğlu İsa'ya beyyinat[1] verdik ve onu Kudus'un Ruhu[2] ile destekledik. Allah dileseydi, onlardan sonra gelenler, bunca açık kanıttan sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Yalnız onlar ihtilafa düştüler; onlardan kimisi iman etti, yine onlardan kimisi de kafirlik etti. Eğer Allah dileseydi birbirleriyle savaşmazlardı. Ancak, Allah neyi dilerse onu yapar.
تِلْكَ
işte o
ٱلرُّسُلُ
elçiler ki
فَضَّلْنَا
üstün kıldık
بَعْضَهُمْ
kimini
عَلَىٰ
karşı
بَعْضٍ ۘ
kimine
مِّنْهُم
onlardan
مَّن
kimine
كَلَّمَ
konuştu
ٱللَّهُ ۖ
Allah
وَرَفَعَ
ve yükseltti
بَعْضَهُمْ
kimini de
دَرَجَـٰتٍ ۚ
derecelerle
وَءَاتَيْنَا
ve verdik
عِيسَى
Îsa'ya
ٱبْنَ
oğlu
مَرْيَمَ
Meryem
ٱلْبَيِّنَـٰتِ
açık deliller
وَأَيَّدْنَـٰهُ
ve onu destekledik
بِرُوحِ
Ruh ile
ٱلْقُدُسِ ۗ
Kudüs
وَلَوْ
ve eğer
شَآءَ
dileseydi
ٱللَّهُ
Allah
مَا
ٱقْتَتَلَ
öldürmezlerdi
ٱلَّذِينَ
kimseleri (milletleri)
مِن
بَعْدِهِم
onların arkasından gelen
مِّن
بَعْدِ
sonra
مَا
جَآءَتْهُمُ
gelmiş olduktan
ٱلْبَيِّنَـٰتُ
açık deliller
وَلَـٰكِنِ
fakat
ٱخْتَلَفُوا۟
anlaşmazlığa düştüler
فَمِنْهُم
onlardan
مَّنْ
kimileri
ءَامَنَ
inandı
وَمِنْهُم
ve onlardan
مَّن
kimi de
كَفَرَ ۚ
inkar etti
وَلَوْ
eğer
شَآءَ
dileseydi
ٱللَّهُ
Allah
مَا
ٱقْتَتَلُوا۟
birbirlerini öldürmezlerdi
وَلَـٰكِنَّ
ama
ٱللَّهَ
Allah
يَفْعَلُ
yapar
مَا
şeyi
يُرِيدُ
dilediği
Tilker rusulu faddalna ba'dahum ala ba'd, minhum men kellemallahu ve rafea ba'dahum derecat, ve ateyna isabne meryemel beyyinati ve eyyednahu bi ruhıl kudus, ve lev şaallahu maktetelellezine min ba'dihim min ba'di ma caethumul beyyinatu ve lakinihtelefu fe minhum men amene ve minhum men kefer, ve lev şaallahu maktetelu ve lakinnallahe yef'alu ma yurid.
Kanıt içeren açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi.
Bkz. 2:87. ayetin dipnotu.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
tilke
|
işte o | - |
| 2 |
r-rusulu
|
elçiler ki | رسل |
| 3 |
feddelna
|
üstün kıldık | فضل |
| 4 |
bea'dehum
|
kimini | بعض |
| 5 |
ala
|
karşı | - |
| 6 |
bea'din
|
kimine | بعض |
| 7 |
minhum
|
onlardan | - |
| 8 |
men
|
kimine | - |
| 9 |
kelleme
|
konuştu | كلم |
| 10 |
llahu
|
Allah | - |
| 11 |
ve rafea
|
ve yükseltti | رفع |
| 12 |
bea'dehum
|
kimini de | بعض |
| 13 |
deracatin
|
derecelerle | درج |
| 14 |
ve ateyna
|
ve verdik | اتي |
| 15 |
iysa
|
Îsa'ya | - |
| 16 |
bne
|
oğlu | بني |
| 17 |
meryeme
|
Meryem | - |
| 18 |
l-beyyinati
|
açık deliller | بين |
| 19 |
ve eyyednahu
|
ve onu destekledik | ايد |
| 20 |
biruhi
|
Ruh ile | روح |
| 21 |
l-kudusi
|
Kudüs | قدس |
| 22 |
velev
|
ve eğer | - |
| 23 |
şa'e
|
dileseydi | شيا |
| 24 |
llahu
|
Allah | - |
| 25 |
ma
|
- | |
| 26 |
ktetele
|
öldürmezlerdi | قتل |
| 27 |
ellezine
|
kimseleri (milletleri) | - |
| 28 |
min
|
- | |
| 29 |
bea'dihim
|
onların arkasından gelen | بعد |
| 30 |
min
|
- | |
| 31 |
bea'di
|
sonra | بعد |
| 32 |
ma
|
- | |
| 33 |
ca'ethumu
|
gelmiş olduktan | جيا |
| 34 |
l-beyyinatu
|
açık deliller | بين |
| 35 |
velakini
|
fakat | - |
| 36 |
htelefu
|
anlaşmazlığa düştüler | خلف |
| 37 |
feminhum
|
onlardan | - |
| 38 |
men
|
kimileri | - |
| 39 |
amene
|
inandı | امن |
| 40 |
ve minhum
|
ve onlardan | - |
| 41 |
men
|
kimi de | - |
| 42 |
kefera
|
inkar etti | كفر |
| 43 |
velev
|
eğer | - |
| 44 |
şa'e
|
dileseydi | شيا |
| 45 |
llahu
|
Allah | - |
| 46 |
ma
|
- | |
| 47 |
ktetelu
|
birbirlerini öldürmezlerdi | قتل |
| 48 |
velakinne
|
ama | - |
| 49 |
llahe
|
Allah | - |
| 50 |
yef'alu
|
yapar | فعل |
| 51 |
ma
|
şeyi | - |
| 52 |
yuridu
|
dilediği | رود |