O, sizi bir tek nefisten[1] yarattı ve kendisi ile sükunet bulsun diye ondan[1] eşini var etti. Eşini sarıp örtünce, eşi hafif bir yük yüklendi. Bir müddet böyle geçti. Yükü ağırlaşınca her ikisi de Rabb'leri olan Allah'a: "Eğer bize Salih[2] bir evlat verirsen elbette Sana şükredenlerden olacağız." diye dua ettiler.
هُوَ
O'dur
ٱلَّذِى
ki
خَلَقَكُم
sizi yarattı
مِّن
نَّفْسٍ
nefisten
وَٰحِدَةٍ
bir tek
وَجَعَلَ
ve var eti
مِنْهَا
ondan
زَوْجَهَا
eşini
لِيَسْكُنَ
(gönlü) sukün bulsun diye
إِلَيْهَا ۖ
onunla
فَلَمَّا
ne zaman ki
تَغَشَّىٰهَا
eşini sarıp örtünce
حَمَلَتْ
(eşi) yüklendi
حَمْلًا
bir yük
خَفِيفًا
hafif
فَمَرَّتْ
gezdirdi
بِهِ ۖ
onu
فَلَمَّآ
ne zaman ki
أَثْقَلَت
(yükü) ağırlaşınca
دَّعَوَا
ikisi beraber du'a ettiler
ٱللَّهَ
Allah'a
رَبَّهُمَا
Rableri
لَئِنْ
eğer
ءَاتَيْتَنَا
bize verirsen
صَـٰلِحًا
iyi güzel (bir çocuk)
لَّنَكُونَنَّ
elbette oluruz
مِنَ
-den
ٱلشَّـٰكِرِينَ
şükredenler-
Huvellezi halakakum min nefsin vahıdetin ve ceale minha zevceha li yeskune ileyha, fe lemma tegaşşaha hamelet hamlen hafifen fe merret bihi, fe lemma eskalet deavallahe rabbehuma lein ateytena salihan le nekunenne mineş şakirin.
Özden, türden, cevherden, nesneden, mayadan.
Kötülükle mücadele eden, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışan, iyileştiren, yapıcı olan, iyiye yönlendiren, samimi, dürüst ve seçkin.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
huve
|
O'dur | - |
| 2 |
llezi
|
ki | - |
| 3 |
halekakum
|
sizi yarattı | خلق |
| 4 |
min
|
- | |
| 5 |
nefsin
|
nefisten | نفس |
| 6 |
vahidetin
|
bir tek | وحد |
| 7 |
ve ceale
|
ve var eti | جعل |
| 8 |
minha
|
ondan | - |
| 9 |
zevceha
|
eşini | زوج |
| 10 |
liyeskune
|
(gönlü) sukün bulsun diye | سكن |
| 11 |
ileyha
|
onunla | - |
| 12 |
fe lemma
|
ne zaman ki | - |
| 13 |
tegaşşaha
|
eşini sarıp örtünce | غشو |
| 14 |
hamelet
|
(eşi) yüklendi | حمل |
| 15 |
hamlen
|
bir yük | حمل |
| 16 |
hafifen
|
hafif | خفف |
| 17 |
fe merrat
|
gezdirdi | مرر |
| 18 |
bihi
|
onu | - |
| 19 |
felemma
|
ne zaman ki | - |
| 20 |
eskalet
|
(yükü) ağırlaşınca | ثقل |
| 21 |
deava
|
ikisi beraber du'a ettiler | دعو |
| 22 |
llahe
|
Allah'a | - |
| 23 |
rabbehuma
|
Rableri | ربب |
| 24 |
lein
|
eğer | - |
| 25 |
ateytena
|
bize verirsen | اتي |
| 26 |
salihen
|
iyi güzel (bir çocuk) | صلح |
| 27 |
lenekunenne
|
elbette oluruz | كون |
| 28 |
mine
|
-den | - |
| 29 |
ş-şakirine
|
şükredenler- | شكر |