Musa'nın halkı, onun arkasından, böğürmesi olan, süs eşyalarından yapılmış bir buzağı heykelini benimsediler. Onun kendileriyle konuşamadığını ve yol gösteremediğini görmediler mi ki onu benimsediler? Onu benimsemekle zalimlerden oldular.
وَٱتَّخَذَ
ve benimsediler
قَوْمُ
kavmi
مُوسَىٰ
Musa'nın
مِن
بَعْدِهِ
kendisinden sonra
مِنْ
حُلِيِّهِمْ
zinetlerinden yapılmış
عِجْلًا
bir buzağı
جَسَدًا
heykelini
لَّهُ
vardı onun
خُوَارٌ ۚ
böğürmesi
أَلَمْ
يَرَوْا۟
görmediler mi ki
أَنَّهُ
o
لَا
يُكَلِّمُهُمْ
ne kendilerine söz söylüyor
وَلَا
يَهْدِيهِمْ
ne de onlara gösteriyor
سَبِيلًا ۘ
bir yol
ٱتَّخَذُوهُ
onu benimsediler
وَكَانُوا۟
ve oldular
ظَـٰلِمِينَ
zalimler(den)
Vettehaze kavmu musa min ba'dihi min huliyyihim iclen ceseden lehu huvar, e lem yerev ennehu la yukellimuhum ve la yehdihim sebilen ittehazuhu ve kanu zalimin.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
vettehaze
|
ve benimsediler | اخذ |
| 2 |
kavmu
|
kavmi | قوم |
| 3 |
musa
|
Musa'nın | - |
| 4 |
min
|
- | |
| 5 |
bea'dihi
|
kendisinden sonra | بعد |
| 6 |
min
|
- | |
| 7 |
huliyyihim
|
zinetlerinden yapılmış | حلي |
| 8 |
iclen
|
bir buzağı | عجل |
| 9 |
ceseden
|
heykelini | جسد |
| 10 |
lehu
|
vardı onun | - |
| 11 |
huvarun
|
böğürmesi | خور |
| 12 |
elem
|
- | |
| 13 |
yerav
|
görmediler mi ki | راي |
| 14 |
ennehu
|
o | - |
| 15 |
la
|
- | |
| 16 |
yukellimuhum
|
ne kendilerine söz söylüyor | كلم |
| 17 |
ve la
|
- | |
| 18 |
yehdihim
|
ne de onlara gösteriyor | هدي |
| 19 |
sebilen
|
bir yol | سبل |
| 20 |
ttehazuhu
|
onu benimsediler | اخذ |
| 21 |
ve kanu
|
ve oldular | كون |
| 22 |
zalimine
|
zalimler(den) | ظلم |