İki toplumun, savaş alanında karşılaştıkları gün, içinizden geri dönenlere gelince! Bu yaptıklarından dolayı, şeytan onların ayaklarını kaydırmak istedi. Doğrusu, Allah, yine de onları affetti. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Çok Hoş Görülü'dür.
إِنَّ
şüphesiz
ٱلَّذِينَ
kimseleri
تَوَلَّوْا۟
yüz çevirip giden
مِنكُمْ
içinizden
يَوْمَ
gün
ٱلْتَقَى
iki topluluğun
ٱلْجَمْعَانِ
karşılaştığı
إِنَّمَا
şüphesiz
ٱسْتَزَلَّهُمُ
(yoldan) kaydırmak istemişti
ٱلشَّيْطَـٰنُ
şeytan
بِبَعْضِ
bazı
مَا
dolayı
كَسَبُوا۟ ۖ
yaptıkları işlerden
وَلَقَدْ
ama elbette
عَفَا
affetti
ٱللَّهُ
Allah
عَنْهُمْ ۗ
onları
إِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
غَفُورٌ
çok bağışlayandır
حَلِيمٌ
halimdir
İnnellezine tevellev minkum yevmel tekal cem'ani, inne mestezellehumuş şeytanu bi ba'di ma kesebu, ve lekad afallahu anhum innallahe gafurun halim.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 2 |
ellezine
|
kimseleri | - |
| 3 |
tevellev
|
yüz çevirip giden | ولي |
| 4 |
minkum
|
içinizden | - |
| 5 |
yevme
|
gün | يوم |
| 6 |
t-teka
|
iki topluluğun | لقي |
| 7 |
l-cem'aani
|
karşılaştığı | جمع |
| 8 |
innema
|
şüphesiz | - |
| 9 |
stezellehumu
|
(yoldan) kaydırmak istemişti | زلل |
| 10 |
ş-şeytanu
|
şeytan | شطن |
| 11 |
bibea'di
|
bazı | بعض |
| 12 |
ma
|
dolayı | - |
| 13 |
kesebu
|
yaptıkları işlerden | كسب |
| 14 |
velekad
|
ama elbette | - |
| 15 |
afa
|
affetti | عفو |
| 16 |
llahu
|
Allah | - |
| 17 |
anhum
|
onları | - |
| 18 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 19 |
llahe
|
Allah | - |
| 20 |
gafurun
|
çok bağışlayandır | غفر |
| 21 |
halimun
|
halimdir | حلم |