سورة النور
24.Nûr Suresi
"Nur"
64 Ayet
Nûr 24:61
لَّيْسَ
عَلَى
ٱلْأَعْمَىٰ
حَرَجٌ
وَلَا
عَلَى
ٱلْأَعْرَجِ
حَرَجٌ
وَلَا
عَلَى
ٱلْمَرِيضِ
حَرَجٌ
وَلَا
عَلَىٰٓ
أَنفُسِكُمْ
أَن
تَأْكُلُوا۟
مِن
بُيُوتِكُمْ
أَوْ
بُيُوتِ
ءَابَآئِكُمْ
أَوْ
بُيُوتِ
أُمَّهَـٰتِكُمْ
أَوْ
بُيُوتِ
إِخْوَٰنِكُمْ
أَوْ
بُيُوتِ
أَخَوَٰتِكُمْ
أَوْ
بُيُوتِ
أَعْمَـٰمِكُمْ
أَوْ
بُيُوتِ
عَمَّـٰتِكُمْ
أَوْ
بُيُوتِ
أَخْوَٰلِكُمْ
أَوْ
بُيُوتِ
خَـٰلَـٰتِكُمْ
أَوْ
مَا
مَلَكْتُم
مَّفَاتِحَهُٓ
أَوْ
صَدِيقِكُمْ ۚ
لَيْسَ
عَلَيْكُمْ
جُنَاحٌ
أَن
تَأْكُلُوا۟
جَمِيعًا
أَوْ
أَشْتَاتًا ۚ
فَإِذَا
دَخَلْتُم
بُيُوتًا
فَسَلِّمُوا۟
عَلَىٰٓ
أَنفُسِكُمْ
تَحِيَّةً
مِّنْ
عِندِ
ٱللَّهِ
مُبَـٰرَكَةً
طَيِّبَةً ۚ
كَذَٰلِكَ
يُبَيِّنُ
ٱللَّهُ
لَكُمُ
ٱلْـَٔايَـٰتِ
لَعَلَّكُمْ
تَعْقِلُونَ
Köre bir sınırlama yoktur. Sakat olana bir sınırlama yoktur. Hasta olana bir sınırlama yoktur.[1] ve size de evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlarına sahip olduğunuz yerlerde veya arkadaşlarınızın[2] evlerinde yemek yemenizde bir sakınca yoktur. Toplu olarak veya ayrı ayrı olarak yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman Allah tarafından kutlu ve temiz bir selam[3] ile selam verin. İşte Allah, size ayetlerini böylece açıklıyor. Umulur ki böylece aklınızı kullanırsınız.
Leyse alel a'ma haracun ve la alel a'raci haracun ve la alel maridı haracun ve la ala enfusikum en te'kulu min buyutikum ev buyuti abaikum ev buyuti ummehatikum ev buyuti ihvanikum ev buyuti ehavatikum ev buyuti a'mamikum ev buyuti ammatikum ev buyuti ahvalikum ev buyuti halatikum ev ma melektum mefatihahu ev sadikıkum, leyse aleykum cunahun en te'kulu cemian ev eştata, fe iza dahaltum buyuten fe sellimu ala enfusikum tehıyyeten min indillahi mubareketen tayyibeh, kezalike yubeyyinullahu lekumul ayati leallekum ta'kılun.
Nûr 24:62
إِنَّمَا
ٱلْمُؤْمِنُونَ
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
بِٱللَّهِ
وَرَسُولِهِ
وَإِذَا
كَانُوا۟
مَعَهُ
عَلَىٰٓ
أَمْرٍ
جَامِعٍ
لَّمْ
يَذْهَبُوا۟
حَتَّىٰ
يَسْتَـْٔذِنُوهُ ۚ
إِنَّ
ٱلَّذِينَ
يَسْتَـْٔذِنُونَكَ
أُو۟لَـٰٓئِكَ
ٱلَّذِينَ
يُؤْمِنُونَ
بِٱللَّهِ
وَرَسُولِهِ ۚ
فَإِذَا
ٱسْتَـْٔذَنُوكَ
لِبَعْضِ
شَأْنِهِمْ
فَأْذَن
لِّمَن
شِئْتَ
مِنْهُمْ
وَٱسْتَغْفِرْ
لَهُمُ
ٱللَّهَ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
غَفُورٌ
رَّحِيمٌ
Ancak Allah'a ve Resul'üne içtenlikle iman etmiş Mü'minler, toplumu ilgilendiren bir iş için onunla bir araya geldikleri zaman, ondan izin almadıkça gitmezler. Senden izin isteyen kimseler, işte onlar Allah'a ve O'nun Resul'üne iman edenlerdir. Öyle ise, bazı işleri için senden izin istedikleri zaman onlardan dilediğin kimseye izin ver; onlar için Allah'tan bağışlanma dile. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
İnnelmel mu'minunellezine amenu billahi ve resulihi ve iza kanu meahu ala emrin camiın lem yezhebu hatta yeste'zinuh, innellezine yeste'zinuneke ulaikellezine yu'minune billahi ve resulih, fe izeste'zenuke li ba'dı şe'nihim fe'zen li men şi'te minhum vestağfir lehumullah, innallahe gafurun rahim.
Nûr 24:63
لَّا
تَجْعَلُوا۟
دُعَآءَ
ٱلرَّسُولِ
بَيْنَكُمْ
كَدُعَآءِ
بَعْضِكُم
بَعْضًا ۚ
قَدْ
يَعْلَمُ
ٱللَّهُ
ٱلَّذِينَ
يَتَسَلَّلُونَ
مِنكُمْ
لِوَاذًا ۚ
فَلْيَحْذَرِ
ٱلَّذِينَ
يُخَالِفُونَ
عَنْ
أَمْرِهِٓ
أَن
تُصِيبَهُمْ
فِتْنَةٌ
أَوْ
يُصِيبَهُمْ
عَذَابٌ
أَلِيمٌ
Resul'ün çağrısını, birbirinize yaptığınız çağrıyla denk tutmayın. İçinizden birbirinin arkasına saklanarak sıvışmak isteyenleri Allah biliyor. Bu sebeple onun buyurmalarına karşı gelenler, kendilerine bir fitnenin veya çok acıklı bir azabın isabet etmesinden sakınsınlar.
La tec'alu duaer resuli beynekum ke duai ba'dıkum ba'da, kad ya'lemullahullezine yetesellelune minkum livaza, fel yahzerillezine yuhalifune an emrihi en tusibehum fitnetun ev yusibehum azabun elim.
Nûr 24:64
أَلَآ
إِنَّ
لِلَّهِ
مَا
فِى
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
وَٱلْأَرْضِ ۖ
قَدْ
يَعْلَمُ
مَآ
أَنتُمْ
عَلَيْهِ
وَيَوْمَ
يُرْجَعُونَ
إِلَيْهِ
فَيُنَبِّئُهُم
بِمَا
عَمِلُوا۟ ۗ
وَٱللَّهُ
بِكُلِّ
شَىْءٍ
عَلِيمٌ
Unutmayın! Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. O sizin ne üzerinde olduğunuzu kesinlikle bilir. O'na döndürüldükleri gün, onlara yaptıklarını haber verecektir. Allah, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.
E la inne lillahi ma fis semavati vel ard, kad ya'lemu ma entum aleyh, ve yevme yurceune ileyhi fe yunebbiuhum bi ma amilu, vallahu bi kulli şey'in alim.