سورة المرسلات

77.Mürselât

"Gönderilenler"
50 Ayet
Mürselât 77:21
فَجَعَلْنَـٰهُ فِى قَرَارٍ مَّكِينٍ
Sonra onu korunaklı bir yere yerleştirdik.
Fe cealnahu fi kararin mekin.
Mürselât 77:22
إِلَىٰ قَدَرٍ مَّعْلُومٍ
Belirlenen bir kadere[1] kadar.
İla kaderin ma'lum.
Mürselât 77:23
فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ ٱلْقَـٰدِرُونَ
Sonra takdir ettik,[1] ne güzel takdir edenleriz.
Fe kaderna fe ni'mel kadirun.
Mürselât 77:24
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O Gün, yalanlayanların vay haline!
Veylun yevmeizin lil mukezzibin.
Mürselât 77:25
أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ كِفَاتًا
Yeryüzünü toplanma yeri yapmadık mı?
E lem nec'alil arda kifata.
Mürselât 77:26
أَحْيَآءً وَأَمْوَٰتًا
Diriler ve ölüler için.
Ahyaen ve emvata.
Mürselât 77:27
وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَـٰمِخَـٰتٍ وَأَسْقَيْنَـٰكُم مَّآءً فُرَاتًا
Orada oturaklı ağır baskılar yaptık. Size tatlı su içirdik.
Ve cealna fiha revasiye şamihatin ve eskaynakum maen furata.
Mürselât 77:28
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O Gün yalanlayanların vay haline!
Veylun yevmeizin lil mukezzibin.
Mürselât 77:29
ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِ تُكَذِّبُونَ
Haydi, kendisini yalanlamış olduğunuz şeye gidin bakalım!
İntaliku ila ma kuntum bihi tukezzibun.
Mürselât 77:30
ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ ظِلٍّ ذِى ثَلَـٰثِ شُعَبٍ
Üç çatal[1] sahibi gölgeye gidin;
İntaliku ila zıllin zi selasi şuab.
Mürselât 77:31
لَّا ظَلِيلٍ وَلَا يُغْنِى مِنَ ٱللَّهَبِ
Gölge yapmayan ve alevden de korumayan.
La zalilin ve la yugni minel leheb.
Mürselât 77:32
إِنَّهَا تَرْمِى بِشَرَرٍ كَٱلْقَصْرِ
O, kocaman kütükler gibi kıvılcımlar saçar.
İnneha termi bi şerarin kel kasr.
Mürselât 77:33
كَأَنَّهُ جِمَـٰلَتٌ صُفْرٌ
Sanki o sarı deve sürüsüdür.
Ke ennehu cimaletun sufr.
Mürselât 77:34
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O Gün, yalanlayanların vay haline!
Veylun yevmeizin lil mukezzibin.
Mürselât 77:35
هَـٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ
Bu, konuşamayacakları gündür.
Haza yevmu la yentıkun.
Mürselât 77:36
وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ
Onlara izin verilmez ki, özür dilesinler.
Ve la yu'zenu lehum fe ya'tezirun.
Mürselât 77:37
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O Gün, yalanlayanların vay haline!
Veylun yevmeizin lil mukezzibin.
Mürselât 77:38
هَـٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ۖ جَمَعْنَـٰكُمْ وَٱلْأَوَّلِينَ
Bu, sizi ve öncekileri topladığımız, ayırma günüdür.[1]
Haza yevmul fasl, cema'nakum vel evvelin.
Mürselât 77:39
فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَكِيدُونِ
Haydi! Eğer kurtulmak için bir planınız varsa, Bana karşı hemen planınızı uygulayın!
Fe in kane lekum keydun fe kidun.
Mürselât 77:40
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O Gün, yalanlayanların vay haline!
Veylun yevmeizin lil mukezzibin.