سورة الحاقة

69.Hâkka

"Gerçekleşecek Olan"
52 Ayet
Hâkka 69:21
فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ
Artık o, hoşnut olacağı bir hayat yaşayacak.
Fe huve fi işetin radıyeh.
Hâkka 69:22
فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ
Mükemmel bir bahçede;
Fi cennetin aliyeh.
Hâkka 69:23
قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ
Olgunlaşmış meyveleri dallarından sarkmış bir haldedir.
Kutufuha daniyeh.
Hâkka 69:24
كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔا بِمَآ أَسْلَفْتُمْ فِى ٱلْأَيَّامِ ٱلْخَالِيَةِ
Dünyada yapmış olduğunuz şeylerin karşılığı olarak, afiyetle yiyin ve için.
Kulu veşrebu henien bima esleftum fil eyyamil haliyeh.
Hâkka 69:25
وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَـٰبَهُ بِشِمَالِهِ فَيَقُولُ يَـٰلَيْتَنِى لَمْ أُوتَ كِتَـٰبِيَهْ
Kitabı solundan verilen[1] kimse ise: "Keşke bana kitabım verilmeseydi." de;
Ve emma men utiye kitabehu bi şimalihi fe yekulu ya leyteni lem ute kitabiyeh.
Hâkka 69:26
وَلَمْ أَدْرِ مَا حِسَابِيَهْ
"Hesabımın ne olduğunu hiç bilmeseydim." der.
Ve lem edri ma hısabiyeh.
Hâkka 69:27
يَـٰلَيْتَهَا كَانَتِ ٱلْقَاضِيَةَ
"Keşke o[1] bitmiş olsaydı."
Ya leyteha kanetil kadiyeh.
Hâkka 69:28
مَآ أَغْنَىٰ عَنِّى مَالِيَهْ ۜ
"Malım-gücüm bana hiçbir yarar sağlamadı."
Ma agna anni maliyeh.
Hâkka 69:29
هَلَكَ عَنِّى سُلْطَـٰنِيَهْ
"Bütün saltanatım yok oldu."
Heleke anni sultaniyeh.
Hâkka 69:30
خُذُوهُ فَغُلُّوهُ
"Onu tutun ve bağlayın."
Huzuhu fe gulluh.
Hâkka 69:31
ثُمَّ ٱلْجَحِيمَ صَلُّوهُ
"Sonra onu Cehennem'e atın."
Summel cahime salluh.
Hâkka 69:32
ثُمَّ فِى سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَٱسْلُكُوهُ
"Sonra onu yetmiş arşın uzunluğunda bir zincire bağlayın."
Summe fi silsiletin zer'uha seb'une ziraan feslukuh.
Hâkka 69:33
إِنَّهُ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ ٱلْعَظِيمِ
O, O Azim[1] Allah'a inanmıyordu.[1]
İnnehu kane la yu'minu billahil azim.
Hâkka 69:34
وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ
Miskinin yedirilmesini[1] teşvik etmiyordu.
Ve la yahuddu ala taamil miskin.
Hâkka 69:35
فَلَيْسَ لَهُ ٱلْيَوْمَ هَـٰهُنَا حَمِيمٌ
Artık bugün, onun burada hiçbir koruyucusu yoktur.
Fe leyse lehul yevme hahuna hamim.
Hâkka 69:36
وَلَا طَعَامٌ إِلَّا مِنْ غِسْلِينٍ
Ve gislinden[1] başka bir yiyecekleri yoktur.
Ve la taamun illa min gıslin.
Hâkka 69:37
لَّا يَأْكُلُهُٓ إِلَّا ٱلْخَـٰطِـُٔونَ
Onu, yanlışlarında ısrar edenlerden başkası yemez.
La ye'kuluhu illel hatiun.
Hâkka 69:38
فَلَآ أُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَ
Hayır! Gördüğünüz şeylere yemin ederim;
Fe la uksımu bima tubsırun.
Hâkka 69:39
وَمَا لَا تُبْصِرُونَ
Ve görmediklerinize.
Ve ma la tubsırun.
Hâkka 69:40
إِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ
Kuşkusuz o, şerefli bir Resul'ün sözdür[1].
İnnehu le kavlu resulun kerimin.