Be-Vav-Lam

bwl
Akıl/kalp, aklıma/kalbime gelmek, önemseyen biri için durum/hal/vaka, kolay/hoş durum, dikkat, başlangıç/köken.

İlgili Ayetler

Bu kök kelime (4) ayette yer almaktadır.
Hükümdar: "Onu bana getirin." dedi. Hükümdarın elçisi ona gelince, rabbine dön ve ona, ellerini kesen kadınların durumunu sor. Kuşkusuz Rabb'im onların hilesini bilendir."
وَقَالَ ٱلْمَلِكُ ٱئْتُونِى بِهِۦ ۖ فَلَمَّا جَآءَهُ ٱلرَّسُولُ قَالَ ٱرْجِعْ إِلَىٰ رَبِّكَ فَسْـَٔلْهُ مَا بَالُ ٱلنِّسْوَةِ ٱلَّـٰتِى قَطَّعْنَ أَيْدِيَهُنَّ ۚ إِنَّ رَبِّى بِكَيْدِهِنَّ عَلِيمٌ
Ve kalel meliku'tuni bih, fe lemma caehur resulu kalerci' ila rabbike fes'elhu ma balun nisvetillati katta'ne eydiyehunn, inne rabbi bi keydihinne alim.
Tâhâ / 20:51:3
Firavun: "Öyleyse ilk nesillerin durumu ne olacak?" dedi.
قَالَ فَمَا بَالُ ٱلْقُرُونِ ٱلْأُولَىٰ
Kale fe ma balul kurunil ula.
Ve o kimseler ki güvendiler ve yaptılar uzlaşma ve güvendiler ile indirilenin üzerine Muhammedin ve o gerçektir Rabblerinden kefaret eder kötülüklerini ve uzlaştırır dalgınlıklarını
وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَءَامَنُوا۟ بِمَا نُزِّلَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَهُوَ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ ۙ كَفَّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَأَصْلَحَ بَالَهُمْ
Vellezine amenu ve amilus salihati ve amenu bi ma nuzzile ala muhammedin ve huvel hakku min rabbihim keffere anhum seyyiatihim ve asleha balehum.
Hidayet eder onlara ve uzlaştırır dalgınlıklarını
سَيَهْدِيهِمْ وَيُصْلِحُ بَالَهُمْ
Seyehdihim ve yuslihu balehum.