Ve o kimseler ki güvendiler ve yaptılar uzlaşma ve güvendiler ile indirilenin üzerine Muhammedin ve o gerçektir Rabblerinden kefaret eder kötülüklerini ve uzlaştırır dalgınlıklarını
وَٱلَّذِينَ
ve kimselerin
ءَامَنُوا۟
inanan(ların)
وَعَمِلُوا۟
ve yapanların
ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ
iyi işler
وَءَامَنُوا۟
ve inananların
بِمَا
نُزِّلَ
indirilene
عَلَىٰ
مُحَمَّدٍ
Muhammed'e
وَهُوَ
ki o
ٱلْحَقُّ
gerçektir
مِن
tarafından
رَّبِّهِمْ ۙ
Rableri
كَفَّرَ
örtmüştür
عَنْهُمْ
onlardan
سَيِّـَٔاتِهِمْ
günahlarını
وَأَصْلَحَ
ve düzeltmiştir
بَالَهُمْ
hallerini
Vellezine amenu ve amilus salihati ve amenu bi ma nuzzile ala muhammedin ve huvel hakku min rabbihim keffere anhum seyyiatihim ve asleha balehum.
Gerçekliği kesin olan. Gerçeği kesin olarak bildiren mesaj. Mutlak gerçeklik, doğruluk. Bir şeyin aslı ve esası. Yasa, ferman, kural. Batıl'ın karşıtı.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
vellezine
|
ve kimselerin | - |
| 2 |
amenu
|
inanan(ların) | امن |
| 3 |
ve amilu
|
ve yapanların | عمل |
| 4 |
s-salihati
|
iyi işler | صلح |
| 5 |
ve amenu
|
ve inananların | امن |
| 6 |
bima
|
- | |
| 7 |
nuzzile
|
indirilene | نزل |
| 8 |
ala
|
- | |
| 9 |
muhammedin
|
Muhammed'e | - |
| 10 |
ve huve
|
ki o | - |
| 11 |
l-hakku
|
gerçektir | حقق |
| 12 |
min
|
tarafından | - |
| 13 |
rabbihim
|
Rableri | ربب |
| 14 |
keffera
|
örtmüştür | كفر |
| 15 |
anhum
|
onlardan | - |
| 16 |
seyyiatihim
|
günahlarını | سوا |
| 17 |
ve esleha
|
ve düzeltmiştir | صلح |
| 18 |
balehum
|
hallerini | بول |