Be-Kef-Ye

bky
Ağladı, yasta/üzüldü, gözyaşı döktü, ağlama, ağlamaya sebep oldu, yağmur yağdı, konuşamaz durumda.

İlgili Ayetler

Bu kök kelime (7) ayette yer almaktadır.
Öyleyse yaptıklarına karşılık, az gülüp, çok ağlasınlar.
فَلْيَضْحَكُوا۟ قَلِيلًا وَلْيَبْكُوا۟ كَثِيرًا جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ
Fel yadhaku kalilen vel yebku kesira, cezaen bi ma kanu yeksibun.
Ve akşam olunca, ağlayarak babalarına geldiler.
وَجَآءُوٓ أَبَاهُمْ عِشَآءً يَبْكُونَ
Ve cau ebahum işaen yebkun.
Onlar, ağlayarak çeneleri üzerine kapanırlar. Bu onların huşularını artırır.
وَيَخِرُّونَ لِلْأَذْقَانِ يَبْكُونَ وَيَزِيدُهُمْ خُشُوعًا ۩
Ve yahırrune lil ezkani yebkune ve yeziduhum huşua.
İşte bunlar, Allah'ın nimetlendirdiği Nebilerdendi. Adem'in neslinden ve Nuh ile birlikte taşıdıklarımızdan ve İbrahim ve İsrail'in soyundan ve doğru yola ilettiğimiz ve seçtiklerimizdendir. Onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.
أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مِن ذُرِّيَّةِ ءَادَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍ وَمِن ذُرِّيَّةِ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْرَٰٓءِيلَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا وَٱجْتَبَيْنَآ ۚ إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَـٰتُ ٱلرَّحْمَـٰنِ خَرُّوا۟ سُجَّدًا وَبُكِيًّا ۩
Ulaikellezine en'amallahu aleyhim minen nebiyyine min zurriyyeti ademe ve mimmen hamelna mea nuhin ve min zurriyyeti ibrahime ve israile ve mimmen hedeyna vectebeyna, iza tutla aleyhim ayatur rahmani harru succeden ve bukiyya.
Onlara ne gök ağladı ne de yer. Ve onlara fırsat da verilmedi.
فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ ٱلسَّمَآءُ وَٱلْأَرْضُ وَمَا كَانُوا۟ مُنظَرِينَ
Fe ma beket aleyhimus semau vel ardu ve ma kanu munzarin.
Güldüren de ağlatan da O'dur.
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَضْحَكَ وَأَبْكَىٰ
Ve ennehu huve adhake ve ebka.
Ağlanacak halinize gülüyorsunuz.
وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَ
Ve tedhakune ve la tebkun.