Allah, hadisin[1] en iyisini; muteşabih[2], ikişerli[3] bir kitap halinde indirdi. Ondan, Rabb'lerine karşı içtenlikli saygısı olanların tüyleri ürperir. Ardından da benlikleri ve kalpleri Allah'ın öğüdü ile huzura kavuşur. İşte bu, Allah'ın doğru yolu gösteren kılavuzudur. Onunla hak edeni[4] doğru yola iletir; Allah, kimi sapkınlıkta bırakırsa, artık ona doğru yolu gösteren bulunamaz.
ٱللَّهُ
Allah
نَزَّلَ
indirdi
أَحْسَنَ
en güzelini
ٱلْحَدِيثِ
sözün
كِتَـٰبًا
bir Kitap halinde
مُّتَشَـٰبِهًا
birbirine benzer
مَّثَانِىَ
ikişerli
تَقْشَعِرُّ
ürperir
مِنْهُ
ondan
جُلُودُ
derileri
ٱلَّذِينَ
kimselerin
يَخْشَوْنَ
korkanların
رَبَّهُمْ
Rablerinden
ثُمَّ
sonra
تَلِينُ
yumuşar
جُلُودُهُمْ
derileri
وَقُلُوبُهُمْ
ve kalbleri
إِلَىٰ
ذِكْرِ
zikrine
ٱللَّهِ ۚ
Allah'ın
ذَٰلِكَ
işte bu
هُدَى
rehberidir
ٱللَّهِ
Allah'ın
يَهْدِى
doğru yola iletir
بِهِ
bununla
مَن
kimseyi
يَشَآءُ ۚ
dilediği
وَمَن
ama kimi
يُضْلِلِ
sapıklığında bırakırsa
ٱللَّهُ
Allah
فَمَا
artık olmaz
لَهُ
ona
مِنْ
hiçbir
هَادٍ
yol gösteren
Allahu nezzele ahsenel hadisi kitaben muteşabihen mesaniye takşaırru minhu culudullezine yahşevne rabbehum, summe telinu culuduhum ve kulubuhum ila zikrillah, zalike hudallahi yehdi bihi men yeşau, ve men yudlilillahu fe ma lehu min had.
Sözün.
Benzeşen, benzer, eş anlamlı, birden çok anlamlı, yoruma açık anlamlı, benzetmelerle anlamları açık ve anlaşılır olan, birbirinden güzel anlamlar içeren.
Anlatılan her konu karşıtı ile birlikte ele alınmaktadır. Örneğin gece gündüz, ödül ceza, iman küfür vb.
Bkz. 28:56. ayetin dipnotu.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
allahu
|
Allah | - |
| 2 |
nezzele
|
indirdi | نزل |
| 3 |
ehsene
|
en güzelini | حسن |
| 4 |
l-hadisi
|
sözün | حدث |
| 5 |
kitaben
|
bir Kitap halinde | كتب |
| 6 |
muteşabihen
|
birbirine benzer | شبه |
| 7 |
mesaniye
|
ikişerli | ثني |
| 8 |
tekşeirru
|
ürperir | قشعر |
| 9 |
minhu
|
ondan | - |
| 10 |
culudu
|
derileri | جلد |
| 11 |
ellezine
|
kimselerin | - |
| 12 |
yehşevne
|
korkanların | خشي |
| 13 |
rabbehum
|
Rablerinden | ربب |
| 14 |
summe
|
sonra | - |
| 15 |
telinu
|
yumuşar | لين |
| 16 |
culuduhum
|
derileri | جلد |
| 17 |
ve kulubuhum
|
ve kalbleri | قلب |
| 18 |
ila
|
- | |
| 19 |
zikri
|
zikrine | ذكر |
| 20 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 21 |
zalike
|
işte bu | - |
| 22 |
huda
|
rehberidir | هدي |
| 23 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 24 |
yehdi
|
doğru yola iletir | هدي |
| 25 |
bihi
|
bununla | - |
| 26 |
men
|
kimseyi | - |
| 27 |
yeşa'u
|
dilediği | شيا |
| 28 |
ve men
|
ama kimi | - |
| 29 |
yudlili
|
sapıklığında bırakırsa | ضلل |
| 30 |
llahu
|
Allah | - |
| 31 |
fema
|
artık olmaz | - |
| 32 |
lehu
|
ona | - |
| 33 |
min
|
hiçbir | - |
| 34 |
hadin
|
yol gösteren | هدي |