Onu yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık. Ve onları yeryüzünün halifeleri[1] yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Bak! Uyarılanların sonu nice oldu!
فَكَذَّبُوهُ
yine de onu yalanladılar
فَنَجَّيْنَـٰهُ
ancak biz onu kurtardık
وَمَن
ve olanları
مَّعَهُ
onunla beraber
فِى
ٱلْفُلْكِ
gemide
وَجَعَلْنَـٰهُمْ
ve onları yaptık
خَلَـٰٓئِفَ
halifeler
وَأَغْرَقْنَا
ve suda boğduk
ٱلَّذِينَ
kimseleri
كَذَّبُوا۟
yalanlayan(ları)
بِـَٔايَـٰتِنَا ۖ
ayetlerimizi
فَٱنظُرْ
bir bak
كَيْفَ
nasıl
كَانَ
olduğuna
عَـٰقِبَةُ
sonlarının
ٱلْمُنذَرِينَ
uyarılanların
Fe kezzebuhu fe necceynahu ve men meahu fil fulki ve cealnahum halaife ve agraknellezine kezzebu bi ayatina, fanzur keyfe kane akıbetul munzerin.
Bkz. 10:14. ayetin dipnotu.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
fekezzebuhu
|
yine de onu yalanladılar | كذب |
| 2 |
fenecceynahu
|
ancak biz onu kurtardık | نجو |
| 3 |
ve men
|
ve olanları | - |
| 4 |
meahu
|
onunla beraber | - |
| 5 |
fi
|
- | |
| 6 |
l-fulki
|
gemide | فلك |
| 7 |
ve cealnahum
|
ve onları yaptık | جعل |
| 8 |
halaife
|
halifeler | خلف |
| 9 |
ve egrakna
|
ve suda boğduk | غرق |
| 10 |
ellezine
|
kimseleri | - |
| 11 |
kezzebu
|
yalanlayan(ları) | كذب |
| 12 |
biayatina
|
ayetlerimizi | ايي |
| 13 |
fenzur
|
bir bak | نظر |
| 14 |
keyfe
|
nasıl | كيف |
| 15 |
kane
|
olduğuna | كون |
| 16 |
aakibetu
|
sonlarının | عقب |
| 17 |
l-munzerine
|
uyarılanların | نذر |