Sizi hoşnut etmek için, Allah'a yemin ediyorlar. Oysaki gerçekten inanıyorlarsa, Allah ve Resul'ü hoşnut edilmeye daha layıktır.
يَحْلِفُونَ
yemin ederler
بِٱللَّهِ
Allah'a
لَكُمْ
size (gelip)
لِيُرْضُوكُمْ
gönlünüzü hoş etmek için
وَٱللَّهُ
ve Allah'ı
وَرَسُولُهُٓ
ve Resulünü
أَحَقُّ
daha uygundu
أَن
يُرْضُوهُ
hoşnud etmeleri
إِن
halbuki
كَانُوا۟
olsalardı
مُؤْمِنِينَ
inanmış
Yahlifune billahi lekum li yurdukum, vallahu ve resuluhu ehakku en yurduhu in kanu mu'minin.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
yehlifune
|
yemin ederler | حلف |
| 2 |
billahi
|
Allah'a | - |
| 3 |
lekum
|
size (gelip) | - |
| 4 |
liyurdukum
|
gönlünüzü hoş etmek için | رضو |
| 5 |
vallahu
|
ve Allah'ı | - |
| 6 |
ve rasuluhu
|
ve Resulünü | رسل |
| 7 |
ehakku
|
daha uygundu | حقق |
| 8 |
en
|
- | |
| 9 |
yurduhu
|
hoşnud etmeleri | رضو |
| 10 |
in
|
halbuki | - |
| 11 |
kanu
|
olsalardı | كون |
| 12 |
mu'minine
|
inanmış | امن |