وَمَا
ve yoktur, olmaz
كَانَ
لِبَشَرٍ
bir insanla
أَن
يُكَلِّمَهُ
(karşılıklı) konuşması
ٱللَّهُ
Allah'ın
إِلَّا
dışında
وَحْيًا
vahiy
أَوْ
yahut
مِن
-ndan
وَرَآئِ
arkası-
حِجَابٍ
perde
أَوْ
yahut
يُرْسِلَ
gönderir
رَسُولًا
bir elçi
فَيُوحِىَ
vahyedecek
بِإِذْنِهِ
izniyle
مَا
ne
يَشَآءُ ۚ
diliyorsa
إِنَّهُ
şüphesiz O
عَلِىٌّ
yücedir
حَكِيمٌ
hüküm ve hikmet sahibidir
Ve ma kane li beşerin en yukellimehullahu illa vahyen ev min verai hıcabin ev yursile resulen fe yuhıye bi iznihi ma yeşau, innehu aliyyun hakim.
"Allah'ın izni ile", terkibi, "Allah'ın belirlediği ilke ve kurallara göre," Allah'ın bilgisine göre ve bilgisi gereği anlamlarına gelmektedir.
Bu ayete; Allah, bir beşerle, "vahiy yolu ile", "perde arkasından" ve "elçi göndererek" olmak üzere üç ayrı şekilde konuştuğu bildirilmektedir. Diğer bir ifade ile Nebi Resullerine olduğu gibi doğrudan vahyederek, kimileri ile perde (niteliği bizce bilinmeyen) gerisinden ve kimilerine de Lut ve Meryem örnekliğinde olduğu gibi elçi göndererek.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve ma
|
ve yoktur, olmaz | - |
| 2 |
kane
|
كون | |
| 3 |
libeşerin
|
bir insanla | بشر |
| 4 |
en
|
- | |
| 5 |
yukellimehu
|
(karşılıklı) konuşması | كلم |
| 6 |
llahu
|
Allah'ın | - |
| 7 |
illa
|
dışında | - |
| 8 |
vehyen
|
vahiy | وحي |
| 9 |
ev
|
yahut | - |
| 10 |
min
|
-ndan | - |
| 11 |
vera'i
|
arkası- | وري |
| 12 |
hicabin
|
perde | حجب |
| 13 |
ev
|
yahut | - |
| 14 |
yursile
|
gönderir | رسل |
| 15 |
rasulen
|
bir elçi | رسل |
| 16 |
feyuhiye
|
vahyedecek | وحي |
| 17 |
biiznihi
|
izniyle | اذن |
| 18 |
ma
|
ne | - |
| 19 |
yeşa'u
|
diliyorsa | شيا |
| 20 |
innehu
|
şüphesiz O | - |
| 21 |
aliyyun
|
yücedir | علو |
| 22 |
hakimun
|
hüküm ve hikmet sahibidir | حكم |