Buna rağmen eğer yüz çevirirlerse, Biz, seni onların üzerine bekçi olarak göndermedik. Senin üzerine düşen yalnızca çağrıda bulunmaktır. Biz, insana tarafımızdan bir rahmet tattırdığımız zaman, insan ona sevinir. Kendi yaptıklarından dolayı başına bir kötülük gelse, işte o zaman insan kafir[1] kesilir.
فَإِنْ
eğer
أَعْرَضُوا۟
yüz çevirirlerse
فَمَآ
أَرْسَلْنَـٰكَ
biz seni göndermedik
عَلَيْهِمْ
onların üzerine
حَفِيظًا ۖ
bekçi
إِنْ
değildir
عَلَيْكَ
sana düşen
إِلَّا
başkası
ٱلْبَلَـٰغُ ۗ
duyurmaktan
وَإِنَّآ
elbette biz
إِذَآ
zaman
أَذَقْنَا
taddırdığımız
ٱلْإِنسَـٰنَ
insana
مِنَّا
bizden
رَحْمَةً
bir rahmet
فَرِحَ
sevinir
بِهَا ۖ
ona
وَإِن
ama eğer
تُصِبْهُمْ
başlarına gelirse
سَيِّئَةٌ
bir kötülük
بِمَا
dolayı
قَدَّمَتْ
öne sürdüğü işlerden
أَيْدِيهِمْ
ellerinin
فَإِنَّ
şüphesiz hemen
ٱلْإِنسَـٰنَ
insan
كَفُورٌ
nankör olur
Fe in a'redu fe ma erselnake aleyhim hafiza, in aleyke illel belagu, ve inna iza ezaknal insane minna rahmeten feriha biha, ve in tusibhum seyyietun bi ma kaddemet eydihim fe innel insane kefur.
Nankör.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
fein
|
eğer | - |
| 2 |
ea'radu
|
yüz çevirirlerse | عرض |
| 3 |
fema
|
- | |
| 4 |
erselnake
|
biz seni göndermedik | رسل |
| 5 |
aleyhim
|
onların üzerine | - |
| 6 |
hafizen
|
bekçi | حفظ |
| 7 |
in
|
değildir | - |
| 8 |
aleyke
|
sana düşen | - |
| 9 |
illa
|
başkası | - |
| 10 |
l-belagu
|
duyurmaktan | بلغ |
| 11 |
ve inna
|
elbette biz | - |
| 12 |
iza
|
zaman | - |
| 13 |
ezekna
|
taddırdığımız | ذوق |
| 14 |
l-insane
|
insana | انس |
| 15 |
minna
|
bizden | - |
| 16 |
rahmeten
|
bir rahmet | رحم |
| 17 |
feriha
|
sevinir | فرح |
| 18 |
biha
|
ona | - |
| 19 |
vein
|
ama eğer | - |
| 20 |
tusibhum
|
başlarına gelirse | صوب |
| 21 |
seyyietun
|
bir kötülük | سوا |
| 22 |
bima
|
dolayı | - |
| 23 |
kaddemet
|
öne sürdüğü işlerden | قدم |
| 24 |
eydihim
|
ellerinin | يدي |
| 25 |
feinne
|
şüphesiz hemen | - |
| 26 |
l-insane
|
insan | انس |
| 27 |
kefurun
|
nankör olur | كفر |