فَذُوقُوا۟
o halde tadın
بِمَا
karşılığını (cezasını)
نَسِيتُمْ
unutmanızın
لِقَآءَ
karşılaşmayı
يَوْمِكُمْ
gününüzle
هَـٰذَآ
bu
إِنَّا
biz de
نَسِينَـٰكُمْ ۖ
sizi unuttuk
وَذُوقُوا۟
ve tadın
عَذَابَ
azabı
ٱلْخُلْدِ
ebedi
بِمَا
ötürü
كُنتُمْ
oluklarınızdan
تَعْمَلُونَ
yapıyor(lar)
Fe zuku bi ma nesitum likae yevmikum haza, inna nesinakum ve zuku azabel huldi bi ma kuntum ta'melun.
Hesap günü ile ilgili yaptığımız uyarıları dikkate almadığınız için.
Pişmanlığınızı, yalvarıp yakarmanızı dikkate almayacağız.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
fezuku
|
o halde tadın | ذوق |
| 2 |
bima
|
karşılığını (cezasını) | - |
| 3 |
nesitum
|
unutmanızın | نسي |
| 4 |
lika'e
|
karşılaşmayı | لقي |
| 5 |
yevmikum
|
gününüzle | يوم |
| 6 |
haza
|
bu | - |
| 7 |
inna
|
biz de | - |
| 8 |
nesinakum
|
sizi unuttuk | نسي |
| 9 |
ve zuku
|
ve tadın | ذوق |
| 10 |
azabe
|
azabı | عذب |
| 11 |
l-huldi
|
ebedi | خلد |
| 12 |
bima
|
ötürü | - |
| 13 |
kuntum
|
oluklarınızdan | كون |
| 14 |
tea'melune
|
yapıyor(lar) | عمل |