Hamd,[1] göklerde ve yerde olan şeyler kendisine ait olan Allah içindir. Hamd, Ahiret'te de O'na aittir. O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.
ٱلْحَمْدُ
hamd
لِلَّهِ
Allah'a mahsustur
ٱلَّذِى
öyle ki
لَهُ
onundur
مَا
ne varsa
فِى
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
göklerde
وَمَا
ve ne varsa
فِى
ٱلْأَرْضِ
yerde
وَلَهُ
ve O'na mahsustur
ٱلْحَمْدُ
hamd
فِى
ٱلْـَٔاخِرَةِ ۚ
ahirette
وَهُوَ
ve O
ٱلْحَكِيمُ
hüküm ve hikmet sahibidir
ٱلْخَبِيرُ
haber alandır
El hamdu lillahillezi lehu ma fis semavati ve ma fil ardı ve lehul hamdu fil ahireh, ve huvel hakimul habir.
Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık. Bir nimetin ve güzelliğin kaynağı ve sahibi olan gücü, övgü ve yüceltme sözleriyle anmaktır. Bu anlamıyla "hamd," verilen bir nimetten yararlanma veya yapılan bir yardımla feraha çıkma karşılığı olmaktan çok, o nimeti veren Yaratıcı'nın sonsuz güç ve kuvvetine duyulan hayranlık sebebiyle dile getirilen bir övgüdür. Hamid: Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
el-hamdu
|
hamd | حمد |
| 2 |
lillahi
|
Allah'a mahsustur | - |
| 3 |
llezi
|
öyle ki | - |
| 4 |
lehu
|
onundur | - |
| 5 |
ma
|
ne varsa | - |
| 6 |
fi
|
- | |
| 7 |
s-semavati
|
göklerde | سمو |
| 8 |
ve ma
|
ve ne varsa | - |
| 9 |
fi
|
- | |
| 10 |
l-erdi
|
yerde | ارض |
| 11 |
velehu
|
ve O'na mahsustur | - |
| 12 |
l-hamdu
|
hamd | حمد |
| 13 |
fi
|
- | |
| 14 |
l-ahirati
|
ahirette | اخر |
| 15 |
ve huve
|
ve O | - |
| 16 |
l-hakimu
|
hüküm ve hikmet sahibidir | حكم |
| 17 |
l-habiru
|
haber alandır | خبر |