İster onlara yaptığımız uyarının bir kısmını sana gösterelim, ister senin canını alalım; sana düşen sadece tebliğ yapmaktır.[1] Hesap görmek Bize aittir.
وَإِن
ya
مَّا
نُرِيَنَّكَ
sana gösteririz
بَعْضَ
bir kısmını
ٱلَّذِى
نَعِدُهُمْ
onları uyardığımızın
أَوْ
ya da
نَتَوَفَّيَنَّكَ
senin canını alırız
فَإِنَّمَا
şüphesiz
عَلَيْكَ
sana düşen
ٱلْبَلَـٰغُ
sadece duyurmaktır
وَعَلَيْنَا
ve bize düşer
ٱلْحِسَابُ
hesap görmek
Ve in ma nuriyenneke ba'dallezi neiduhum ev neteveffeyenneke fe innema aleykel belagu ve aleynel hisab.
İnsanları gerçeğe çağırmaktır, vahyi onlara duyurmaktır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve in
|
ya | - |
| 2 |
ma
|
- | |
| 3 |
nuriyenneke
|
sana gösteririz | راي |
| 4 |
bea'de
|
bir kısmını | بعض |
| 5 |
llezi
|
- | |
| 6 |
neiduhum
|
onları uyardığımızın | وعد |
| 7 |
ev
|
ya da | - |
| 8 |
neteveffeyenneke
|
senin canını alırız | وفي |
| 9 |
feinnema
|
şüphesiz | - |
| 10 |
aleyke
|
sana düşen | - |
| 11 |
l-belagu
|
sadece duyurmaktır | بلغ |
| 12 |
ve aleyna
|
ve bize düşer | - |
| 13 |
l-hisabu
|
hesap görmek | حسب |